<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"><channel><title>Gamze Nalcı – Bağışıklık</title><atom:link href="https://frenolaxivuma.shop/author/gamze-nalci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml"/><link>https://frenolaxivuma.shop</link><description>Bağışıklık Sistemi Hakkında Her Şey!</description><lastBuildDate>Tue, 01 Feb 2022 16:11:09 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.0.12</generator><image><url>https://frenolaxivuma.shop/wp-content/uploads/cropped-favicon-bagisiklik-32x32.png</url><title>Gamze Nalcı – Bağışıklık</title><link>https://frenolaxivuma.shop</link><width>32</width><height>32</height></image><item><title>Sakız Çiğnemenin Ağız Ve Diş Sağlığına Etkisi</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sakiz-cignemenin-agiz-ve-dis-sagligina-etkisi/</link><dc:creator>Gamze Nalcı</dc:creator><pubDate>Fri, 21 May 2021 11:38:21 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>diş sağlığı</category><category>sağlıklı yaşam</category><category>sakı çiğnemek</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6415</guid><description>&lt;p&gt;Sakız çiğnemenin sindirimi kolaylaştırmak, stresi ve gerginliği azaltmak, kilo vermeye yardımcı olmak ve hatta zihinsel aktiviteyi artırmak gibi  saymakla bitmeyecek faydası var. Bu yazıda ağız ve diş sağlığına olan etkilerini paylaşacağız. Dişlere zarar veren baş düşman dental plak ve asit ataklarıdır. Çürük oluşumu yazımızda asit ataklarından ve oluşma mantığından ayrıntılı şekilde bahsetmiştik. Asit ataklarını bastırmanın […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sakiz-cignemenin-agiz-ve-dis-sagligina-etkisi/"&gt;Sakız Çiğnemenin Ağız Ve Diş Sağlığına Etkisi&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Sakız çiğnemenin sindirimi kolaylaştırmak, stresi ve gerginliği azaltmak, kilo vermeye yardımcı olmak ve hatta zihinsel aktiviteyi artırmak gibi  saymakla bitmeyecek faydası var. Bu yazıda ağız ve diş sağlığına olan etkilerini paylaşacağız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dişlere zarar veren baş düşman dental plak ve asit ataklarıdır. Çürük oluşumu yazımızda asit ataklarından ve oluşma mantığından ayrıntılı şekilde bahsetmiştik. Asit ataklarını bastırmanın ise kilit noktaları tükürük akışını ve kalitesini artırarak dental plaktan kurtulmak. İşte sakız tam burada devreye giriyor. Öğünlerden sonra dişlerin özellikle çiğneyici yüzeylerinde biriken dental plağı kolayca uzaklaştırabiliyor. Daha da önemlisi çiğneme aktivitesiyle birlikte tükürük akışı artıyor. Bol miktarda tükürük hem dişlerin ve dişetlerinin yıkanmasını sağlıyor hem de ağız içinin pH’ının yükselmesini sağlıyor. Bolca yıkanan ağız mukozasında bakterilerin tutunması zorlaşıyor. Dişler çürükten korunurken azalan plak ve yıkanan mukoza ile ağız kokusunun da önüne geçilmiş oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Burada dikkat edilmesi gereken kritik birkaç nokta var. İlki; tercih edilen sakız muhakkak şekersiz olmalı. Şekerin bakteriler tarafından besin kaynağı olarak kullanıldığı ve yıkıcı asit atakları oluşturduğu unutulmamalı. Sakız çiğneyerek fayda sağlamayı umut ederken, şekerli sakızlarla ağız sağlığını bozmamak gerekir. Öte yandan sakız yalnızca dişlerin çiğneme yüzeylerindeki ve ara yüzlerindeki dental plağı azaltmada etkili görülmüştür. Yani dişlerin yanağa ve dile bakan yüzeylerindeki plağa etkisi görülmemiştir. Öte yandan artan tükürük salgısı ile bu bölgelerde diş taşı oluşumunu artırabileceğini raporlayan çalışmalar vardır. Özetle sakız çiğnemek diş fırçalamaya ve diş ipi kullanmaya asla alternatif değildir. Bu standart ağız bakımına ek olarak tercih edildiğinde fayda sağlayacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Diş eti hastalıklarının, kanamalı diş etlerinin ve ağız kokusunun temel sebeplerinden biri de ağız kuruluğu olabilir. Sakız çiğnemek tükürük salgısını artıracağı için ağız kuruluğunu gidermede destekleyici olabilir. Hatta yemeklerden sonra 10-20 dakika sakız çiğnemenin ağız kokusunu gidermenin yanı sıra reflü gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarını dahi hafifletebileceği bildirilmiştir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bunca faydasını saymak sakız çiğneyemeyen bazı okurlarımızı üzebilir. Çünkü çene eklemlerindeki rahatsızlıklar birçok hastamızın sakız çiğnemesine olanak tanımıyor. Eklem ağrıları yaşayan, çiğneme sırasında eklemlerinden sesler çıkan ve ağrı duyan, ek olarak diş sıkmaya bağlı eklem ve kas ağrıları yaşayan hastalarımızın daha kontrollü sakız tüketmesi tavsiye edilir. Özellikle tek taraflı uzun süre çiğneme eklem seslerini, ağrılarını artırabilir. Kısa süreli ve çift taraflı çiğnemelerle, kas yorgunluğu oluştuğunda çiğnemeyi keserek sakızdan zararsız faydalanmak mümkün olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sakiz-cignemenin-agiz-ve-dis-sagligina-etkisi/"&gt;Sakız Çiğnemenin Ağız Ve Diş Sağlığına Etkisi&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Kist mi, Enfeksiyon mu?</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/kist-mi-enfeksiyon-mu/</link><dc:creator>Gamze Nalcı</dc:creator><pubDate>Wed, 21 Apr 2021 08:55:35 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>enfeksiyon</category><category>kist</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6343</guid><description>&lt;p&gt;Bizler kanal tedavisi kliniklerinde çenesinde kist olduğu ve ameliyat olması gerektiği söylenen telaşlı ve korkulu hastalarla oldukça sık karşılaşıyoruz. Bu yazı ile ‘’diş veya çene kisti nedir, ameliyat olmak şart mıdır, kanal tedavisi ile iyileşebilir mi?’’ gibi sorulara cevap arayacağız. Dişler vakitlice tedavi edilmediğinde köklerin uçlarında veya etraflarında enfeksiyonlar oluşabiliyor. Enfeksiyon kökün etrafındaki çene kemiğini […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/kist-mi-enfeksiyon-mu/"&gt;Kist mi, Enfeksiyon mu?&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Bizler kanal tedavisi kliniklerinde çenesinde kist olduğu ve ameliyat olması gerektiği söylenen telaşlı ve korkulu hastalarla oldukça sık karşılaşıyoruz. Bu yazı ile ‘’diş veya çene kisti nedir, ameliyat olmak şart mıdır, kanal tedavisi ile iyileşebilir mi?’’ gibi sorulara cevap arayacağız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dişler vakitlice tedavi edilmediğinde köklerin uçlarında veya etraflarında enfeksiyonlar oluşabiliyor. Enfeksiyon kökün etrafındaki çene kemiğini eriterek hızla yayılmaya devam ediyor. Bu aşama film çekildiğinde köklerin etrafında ciddi kemik kayıpları tespit ediliyor. Oluşan ileri kemik kayıpları çoğu zaman yalnızca iyi yapılmış bir kanal tedavisi ile iyileşebiliyor. Her enfeksiyon kanal tedavisi ile iyileşir demek mümkün değildir. Hangi enfeksiyon iyileşir hangisi iyileşmez bunu öngörmek de mümkün değildir. Burada önemli olan bir kanal tedavisi uzmanına veya bu tür enfeksiyonlu dişleri tedavi edebilecek tecrübeye sahip bir diş hekimine başvurmaktır. Geniş lezyonlu dişlerle uzun süre çalışmış bir hekimin tedavinin prognozu hakkında fikir yürütmesi daha kolay olabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Birkaç farklı klinik gezmiş ve dişinin çekilmesi gerektiği söylenmiş hasta, kanal tedavisi ile iyileşebilir yorumunu duyunca haklı olarak kafa karışıklığı yaşamaktadır. Burada iyileşebilme ihtimalinin yalnızca denendiği, başarı vadedilmediği unutulmamalıdır. Dahası sağlık hizmetleri ile ilgili başarı vadetmenin mümkün olmadığı bilinmelidir. Çünkü iyileşme için gerekli şartlar çok değişken ve kişiye özeldir. Dişlere ait enfeksiyonlara kist denilebilmesi için biyopsi yapılması gerekir. Bir enfeksiyona yalnızca radyografik muayene ile kist demek doğru olmayacaktır. Kistler enfeksiyonlara göre çok daha nadir görülürler. Fakat kanal tedavisi ile iyileşmezler. Genellikle senaryo şöyle ilerler; enfeksiyonlu dişe kanal tedavisi denenir, birkaç seans sürebilir. Tüm pansumanlara rağmen semptomlar düzelmiyorsa kistik bir oluşum olduğu düşünülebilir. Boyutuna ve çene kemiğindeki pozisyonuna göre ameliyat kararı veya direkt çekim kararı verilir. Her kist ameliyata uygun değildir, bazı durumlarda direkt çekim kararı verilebilir. Tüm bu planlamalarda kanal tedavisi uzmanı ve çene cerrahisi uzmanı işbirliği gerekir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/kist-mi-enfeksiyon-mu/"&gt;Kist mi, Enfeksiyon mu?&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Ağız Kokusu</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/agiz-kokusu/</link><dc:creator>Gamze Nalcı</dc:creator><pubDate>Thu, 08 Apr 2021 09:24:45 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>ağız kokusu</category><category>ağız kokusu sebebi</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6233</guid><description>&lt;p&gt;Ağız kokusu; çoğunlukla ağzı kokan kişinin farkında bile olmadığı fakat çevresindekilerin son derece rahatsız olup söyleyemediği sevimsiz bir durum. Kişinin farkında olmaması tabloyu çözümsüz hale sokabiliyor. Eğer ağzınızın koktuğundan şüphe duyuyorsanız en yakınınıza sorarak işe başlayabilirsiniz. Ağız kokusunun %90 sebebi; kötü ağız hijyenidir. Çoğumuz dişlerimizi iyi fırçaladığımızı zannederiz fakat fırçalayamayız. Minimum iki dakika boyunca tüm […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/agiz-kokusu/"&gt;Ağız Kokusu&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Ağız kokusu; çoğunlukla ağzı kokan kişinin farkında bile olmadığı fakat çevresindekilerin son derece rahatsız olup söyleyemediği sevimsiz bir durum. Kişinin farkında olmaması tabloyu çözümsüz hale sokabiliyor. Eğer ağzınızın koktuğundan şüphe duyuyorsanız en yakınınıza sorarak işe başlayabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ağız kokusunun %90 sebebi; kötü ağız hijyenidir. Çoğumuz dişlerimizi iyi fırçaladığımızı zannederiz fakat fırçalayamayız. Minimum iki dakika boyunca tüm dişlerin tüm yüzeylerini etkili şekilde fırçalamak, bir çırpıda söylendiği kadar kolay bir iş değildir. Yapacağınız ilk adım diş fırçalarken dakika tutmak olabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İdeal ağız bakımının nasıl olması gerektiğinden daha önceki yazılarımızda bahsetmiştir. Diş ipi kullanılmadan ideal bir bakım sağlanamayacağını artık hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla ağız kokusundan şikayetçi olanlarımızın öncelikle bu aşamaları dört dörtlük uyguladığından emin olması gerekir. Ve kokunun en büyük sebeplerinden biri olan dil temizliğini es geçmeyelim. Dil tomurcukları arasına sıvanan gıda artıkları kokunun ana kaynağı olabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer daha önceden birikmiş diş taşları, çürük dişler veya dişeti hastalığınız varsa yalnızca ideal bakımla ağız kokusunu kesinlikle çözemezsiniz. Öncelikle ihtiyaç olan dental tedavi mutlaka gerçekleştirilmelidir. Çürükler, çekilecek dişler, diş taşları temizlenmelidir. Tüm dişler ve diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra ideal bakımla ağız kokusundan tamamen kurtulabilirsiniz. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tüm bu tedavi ve bakıma rağmen çok az da olsa çözülemeyen ağız kokusu olabilir. Bunun sebebi genellikle; diyabet, karaciğer hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları, sinüzit, geniz akıntısı veya ağız kuruluğu olabilir. Fakat bu nedenlere bağlı çözülemeyen koku ihtimalinin oldukça düşük olduğu unutulmamalı, akla ilk bu hastalıklar gelmemelidir. Gün içerisinde yeteri kadar su tüketmemek tükürük kalitesini düşürecektir. Tükürük dişlerimizi sürekli yıkayarak hem çürük oluşumunu hem de ağız kokusunu önler. Dolayısıyla yeteri kadar su tüketilmelidir. Soğan, sarımsak gibi kokulu yiyeceklerin, sigara ve kahvenin kokuya sebep olmaması için tükettikten sonra diş fırçalamak veya karanfil, nane gibi kokuyu baskılayacak alternatifler düşünülmelidir. Yemeklerden sonra şekersiz sakız çiğnemek tükürük aktivesini artırarak kokunun giderilmesine yardımcı olabilir.&lt;br /&gt;
Havuç, elma gibi sert sebze ve meyvelerin bıçakla bölünerek değil de ısırılarak yenmesi dişlerin kendi kendine temizlenmesini sağlar, diş etlerine masaj etkisi yapar. Ağız gargaraları da kokuyu anlık baskılamak için kullanılabilir fakat asla tedavi edici değildir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Son olarak takıp çıkarılan protezler veya kaplama ve köprüler kokunun ana kaynağı olabilir. Takıp çıkarılan protezler mutlaka gece uyumadan önce çıkartılmalıdır. Bol su altında, sıvı el sabunu ile iyice fırçalanan protez temiz bir su içinde bekletilmelidir. Kesinlikle hareketli protez ile uyunmamalıdır. Kaplama ve köprüler ise onlar için özel olarak üretilmiş ipler ile temizlenmelidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/agiz-kokusu/"&gt;Ağız Kokusu&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Çocuklarda Ağız Bakımı</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/cocuklarda-agiz-bakimi/</link><dc:creator>Gamze Nalcı</dc:creator><pubDate>Fri, 26 Mar 2021 08:14:06 +0000</pubDate><category>Çocuk</category><category>Wellness Önerileri</category><category>ağız bakımı</category><category>çocuklarda ağız bakımı</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6109</guid><description>&lt;p&gt;Öncelikle bebeklerden bahsedelim. Yaklaşık 6 ay yani ilk diş çıkana kadarki süreçte her beslenmeden sonra temiz bir tülbenti suyla ıslatılarak işaret parmağınıza sarınız. Böylece bebeğinizin damaklarını, yanaklarının içini ve dilinin üzerini iyice silerek temizleyebilirsiniz. İlk diş çıktıktan itibaren çocuklar için olan minik fırçalardan bir tane edinmelisiniz. Gün içerisinde oyuncak gibi bebeğinizin elinde dolaşmasını, fırçaya alışmasını […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/cocuklarda-agiz-bakimi/"&gt;Çocuklarda Ağız Bakımı&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Öncelikle bebeklerden bahsedelim. Yaklaşık 6 ay yani ilk diş çıkana kadarki süreçte her beslenmeden  sonra temiz bir tülbenti suyla ıslatılarak işaret parmağınıza sarınız. Böylece bebeğinizin damaklarını, yanaklarının içini ve dilinin üzerini iyice silerek temizleyebilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İlk diş çıktıktan itibaren çocuklar için olan minik fırçalardan bir tane edinmelisiniz. Gün içerisinde oyuncak gibi bebeğinizin elinde dolaşmasını, fırçaya alışmasını hatta diş kaşıyıcı olarak fırçasını kullanmasını sağlayabilirsiniz. O bir tanecik dişi bile günde en az 1 kere siz mutlaka fırçayla oyalayınız. Hızlıca diş sayısı artacaktır. Diş sayısının artmasıyla ve katı beslenmeye geçilmesiyle birlikte çocuklar için çürük tehlikesi başlar. Bu noktada ebeveyn olarak sizlere büyük görev düşüyor. Bebeğiniz büyüyüp etkili şekilde kendi dişlerini fırçalayana kadar ağız bakımı mutlaka sizin kontrolünüzde olmalı. Elinde fırça ile yalnızca ön dişlerini fırçalayabilen çocuğun arka dişler için size ihtiyacı olduğunu unutmayınız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çocuk su ile ağzını çalkalayıp tükürmeyi öğrenene kadar macun kullanımı tavsiye edilmez. Macunun yutulması istemediğimiz bir durumdur. Dolayısıyla tükürme öğrenilene kadar boş su ile dişler fırçalanmalıdır. Bu dönemde dişler seyrek ve aralıklı olduğu için dişlerin araları da fırça ile rahatlıkla temizlenebilir. Çocuklara fırçalamayı sevdirmek ve işi kolaylaştırmak adına döner başlı elektrikli fırçalar kullanılabilir fakat şart değildir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yaklaşık 2,5-3 yaşlarından süt dişler tamamlanır ve dişlerin araları kapanmaya başlar. Bu dönemde tükürme öğrenilmiştir ve çocuk macunları kullanılabilir. Fırçalamaya ek olarak sapan şeklindeki diş ipleri ile dişlerin araları temizlenmelidir. 6 yaşında ilk kalıcı diş süt dişlerinin en arkasından çıkar. Bu dişler artık dökülmeyecek ve ömür boyu kalacak olan dişlerdir. 6 yaşındaki bir çocuk en arkadaki kalıcı dişi etkili bir biçimde fırçalayamayabilir. Bu nedenle hepimizin ağzında ilk çürüyen ve hatta kaybedilen diş 6 yaş dişlerimizdir. Süt dişlerinin tamamen dökülmesi 12-13 yaşlarında tamamlanır. Yani nasıl olsa dökülecek denilip önemsenmeyen dişler çocuğunuza hayatının yaklaşık 13 yılı boyunca hizmet edecek, yaşam konforunu ve hatta psikolojisini etkileyecek öneme sahiptir. Hem özenle bakılmalı hem de varsa oluşan çürükler mutlaka tedavi edilmelidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Karışık dişlenme dönemi oldukça sıkıntılı bir süreçtir. Sallanan süt dişleri yeme içme konforunu bozar. Yeni çıkan dişler ağrı ve ıstırap verebilir. Dökülen ve üstüne yamuk çıkan dişler çocuklarda kendini çirkin hissetme, özgüvensizlik gibi durumlara sebebiyet verebilir. Diş bakımı önemsenmeyebilir, geri plana atılabilir. Ebeveyn motive edici olmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;6 yaş itibariyle yeni çıkan her dişin kalıcı diş olduğu unutulmamalıdır. Daimi dişler çıkmaya başladıktan sonra yetişkin macunları kullanılabilir. Önemli olan macunun yutulmadığından emin olmaktır. Dişler birbiri ile temasa geçtikten sonra yalnızca fırçala asla yeterli olmayacaktır. Gece uyumadan önce ve sabah kahvaltıdan sonra günde 2 kere fırçalamaya ek olarak gece fırçalamasından sonra 1 kere diş ipi kullanılmalıdır. Gargaralar isteğe bağlı olarak çocuğu motive etme amaçlı kullanılabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çocuklar asla ve asla diş hekimi ile, iğne ile, diş çekimi ile korkutulmamalı, tehdit edilmemelidir. Diş hekimi korkusunun en büyük sebebinin aile içinde anlatılan kötü hikayeler ve tehditler olduğu unutulmamalıdır. Her şey yolunda olsa dahi çocuğunuzu 2,5-3 yaşından itibaren 6 ayda bir rutin kontrole getirmek diş hekimi ile tanışmasını ve güvenli bir bağ kurmasını sağlayacaktır. Bu kontroller sayesinde varsa eğer çürükler erkenden tespit edilip çok daha kısa süreli basit işlemlerle tedavi edilebilir. Unutmayınız; ertelemek işleri daha karışık hale getirmekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/cocuklarda-agiz-bakimi/"&gt;Çocuklarda Ağız Bakımı&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>DİŞ İPİ KULLANMANIN ÖNEMİ</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dis-ipi-kullanmanin-onemi/</link><dc:creator>Gamze Nalcı</dc:creator><pubDate>Fri, 19 Mar 2021 08:37:44 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>diş</category><category>diş ipi kullanımı</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6057</guid><description>&lt;p&gt;Türk Diş Hekimleri Birliği’nin yakın geçmişte yaptığı çalışmalar 3 kişiden 1’inin dişlerini hiç fırçalamadığını gösteriyor. İki evden birine hiç fırça bile girmiyor. Üstelik kişi başına yılda bir fırça bile düşmüyor. Ülkenin bu gerçekliğinde diş ipi kullanımının öneminden bahsetmek beyhude bir çaba gibi görülebilir. Fakat burayı okuyan ve dişlerini gerçekten seven, önemseyen okurlarımız olduğunu çok iyi […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dis-ipi-kullanmanin-onemi/"&gt;DİŞ İPİ KULLANMANIN ÖNEMİ&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Türk Diş Hekimleri Birliği’nin yakın geçmişte yaptığı çalışmalar 3 kişiden 1’inin dişlerini hiç fırçalamadığını gösteriyor. İki evden birine hiç fırça bile girmiyor. Üstelik kişi başına yılda bir fırça bile düşmüyor. Ülkenin bu gerçekliğinde diş ipi kullanımının öneminden bahsetmek beyhude bir çaba gibi görülebilir. Fakat burayı okuyan ve dişlerini gerçekten seven, önemseyen okurlarımız olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yazı en az yaşamayı ciddiye aldığı kadar dişlerinin sağlığını da ciddiye alan okurlar için.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Belki kendinizi bildiniz bileli düzenli ve etkili diş fırçalıyor olabilirsiniz. Fakat yine de dişleriniz çürümeye devam ediyor, yıllık kontrollerde doktorunuz yeni çürükler olduğunu söylüyor olabilir. Şayet bu hikâye size yabancı değilse en büyük eksiğiniz muhtemelen diş ipi kullanmamaktır. Dişlerimizin en çok görünen yüzeylerden çürüdüğünü düşünmek bizi yanıltır. Dişler sıklıkla birbirlerine bakan ara yüzlerden çürürler. Günlük diş fırçalama ile görünen yüzlerdeki çürüğün neredeyse tamamen önünü alabiliriz. Fakat dişlerin birbirine sıkı teması ve araya giremeyen fırça kılları, ara yüzlerde plak birikmesine sebep olur. Sabah akşam özenle diş fırçalayıp üzerine hala dişlerinizin çürüdüğü görmek sizleri üzecek, fırçalama motivasyonunuza dahi zarar verecektir. Oysa günde yalnızca bir kere diş ipi ile dişleri ara yüzlerini boşaltmak yeterlidir. Ara yüzlerin yetersiz bakımı diş eti kanamalarına ve ağız kokusuna da sebep olur. Gece uyumadan önce yapacağınız diş fırçalamadan sonra diş ipi kullanmanız ideal olacaktır. Böylece tüm gece kapalı kalacak olan ağzınızda tam bir temizlik gerçekleşmiş olur. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Diş ve dişeti anatomisine uygun olan diş ipleri tercih edilmelidir. Dikiş ipi gibi alternatif ipler dişetlerinizi keserek zarar vermenize sebep olur. Etkili bir temizlik de sağlayamaz. Diş ipi kullanmaya alışmak epey zordur. Parmaklara sararak sırasıyla tüm dişlerin arasında yerleştirmek ilk zamanlarda sizi biraz yorabilir. Daha pratik çözüm isteyenler için sapan şeklinde diş ipleri geliştirilmiştir. Hem kendiniz hem de çocuklarınız için sapan formundaki diş iplerini tercih edebilirsiniz. Çocuklardan bahsetmişken, diş ipini kaç yaşından itibaren kullanalım? Birbirine temas eden iki adet dişi olan herkes diş ipi kullanabilir. Çocukların yaklaşık iki yaşına kadar dişleri sıkı temasta değildir. Ara yüzler açıktır ve fırçayla rahatça temizlenebilir. Fakat dişler birbirine yaklaşıp temas ettikten sonra artık ip kullanılabilir. Tabi ki çocuklarda fırçalama ve diş ipi kullanımı ebeveyn tarafından yapılmalıdır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uzun süre hiç ip kullanmamış kişide ara yüzlerdeki dişeti ödemli ve kanamaya eğilimli hale gelecektir. Dolayısıyla ilk ip kullanımında kanama ile karşılaşmaya hazır olun, korkmayın ve bırakmayın. Düzenli kullanımdan birkaç gün sonra artık hiç kanamadığını göreceksiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Diş ipinin bir diğer önemi de ara yüz çürüklerimizi kendi kendimize erkenden tespit edebilmemize yardımcı olabilmesidir. Nasıl mı? Ara yüz çürükleri dişin dış tabakası olan minenin bütünlüğünü bozarak başlar. Bütünlüğü bozulan mineye diş ipi takılır ve parçalanır. İki dişin arasında yerleştirdiğiniz ipi önce bir dişe yaslayıp çekin, daha sonra aynı yere tekrar yerleştirip diğer dişe yaslayıp çekin. İp aradan parçalanarak çıkıyorsa üzgünüm yeni bir çürüğünüz var demektir. En kısa sürede hekiminize başvurunuz. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dis-ipi-kullanmanin-onemi/"&gt;DİŞ İPİ KULLANMANIN ÖNEMİ&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Diş Beyazlatma Hakkında Bilmeniz Gerekenler</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dis-beyazlatma-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/</link><dc:creator>Gamze Nalcı</dc:creator><pubDate>Fri, 12 Mar 2021 09:21:06 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>diş beyazlatma</category><category>diş beyazlatma hakkında</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=5967</guid><description>&lt;p&gt;Estetik kaygıların varlığı insanlık tarihi kadar eski. Dişler ise estetik denince akla gelen ilk konu belki de. Dişlerin şekli ve dizilimi ile ilgili beklentiler giderildikten sonra daha beyaz olsun beklentisi başlıyor. Tabii her zaman beyazlatma talebi bu kadar keyfi olmayabiliyor. Travma, daha önce yapılan dental tedaviler veya birtakım dental anomaliler de tek diş veya birkaç […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dis-beyazlatma-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/"&gt;Diş Beyazlatma Hakkında Bilmeniz Gerekenler&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Estetik kaygıların varlığı insanlık tarihi kadar eski. Dişler ise estetik denince akla gelen ilk konu belki de. Dişlerin şekli ve dizilimi ile ilgili beklentiler giderildikten sonra daha beyaz olsun beklentisi başlıyor. Tabii her zaman beyazlatma talebi bu kadar keyfi olmayabiliyor. Travma, daha önce yapılan dental tedaviler veya birtakım dental anomaliler de tek diş veya birkaç dişin beyazlatılmasını elzem kılabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Öncelikle diş beyazlatma ile diş taşı temizliğini birbirine karıştırmamak gerekiyor. Diş taşı temizliği ve ardından yapılan polisaj işlemi yani profesyonel bir macun ile hekim tarafından dişlerin fırçalanması, dişlerin üzerindeki kalıcı olmayan renklenmelerin ve lekelerin temizlenmesi sağlar. Kimyasal bir işlem değildir ve dişlerde kalıcı değişikliklere yol açmaz. Bu işlem hekiminizin tavsiyesi doğrultusunda, diş taşı birikme sıklığınıza bağlı olarak 6 ayda bir veya yılda bir kere yapılabilir. Öte yandan daha önce yapılan kanal tedavileri veya siyah renkli dolgu malzemeleri içindeki boyayıcı maddeler sebebiyle dişleri renklendirebiliyor. Bu tarz dişin içinden kaynaklanan renklenmeler için ‘’internal bleaching’’ denilen içeriden beyazlatma işlemi gerekebiliyor. Bu beyazlatma türü genellikle tek bir diş için gerekli olup kimyasal bir ağartma sağlıyor. Etkisi uzun yıllar başarıyla sürüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bazen kalıcı dişlerin geliştiği 8-9 yaşa kadar olan dönemde kullanılan tetrasiklin türevi antibiyotikler veya florozis de dişlerin boyanmasına sebep olabiliyor. Bu tür renklenmeler ile genel olarak dişlerinin renginin bir veya iki ton açılması isteyen hastalara ‘’eksternal bleaching’’ denilen dışarıdan beyazlatma işlemi uygulanabiliyor. Bu tür beyazlatmalar kimyasal ağartıcı ajanlarla yapılan ve dişlerin yapısında kalıcı değişikliklere sebep olan işlemlerdir. Eğer beyazlatma yapılan dişler canlı ise dişlerden bir süre sıcak-soğuk hassasiyetine sebep olabilir. Uzun yıllar kalıcı değildir. Yapılan çalışmalar dıştan beyazlatmaların yaklaşık 2 yıl sonra büyük oranda eski haline döndüğünü göstermiştir. Sigara, çay ve kahve tüketimi beyazlatmanın çok daha hızlı bir şekilde eski haline dönmesine sebep olacaktır. İçerinden yapılan beyazlatma yalnızca klinik şartlar altında yapılabilir. Fakat dışarından beyazlatmanın iki tipi vardır. 2 veya 3 seans gibi kısa sürelerde hekim tarafından klinikte yapılabileceği gibi yine hekim tarafından alınan bir ölçü ile kişiye özel şeffaf plaklarla ev ortamında daha uzun süreli de yapılabilir. Hangi tip beyazlatmanın uygun olacağına vakanın durumuna göre hekim karar vermelidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şunları unutmayalım;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yaşla birlikle dişlerin renkleri giderek sarılaşacaktır. Kişiden kişiye diş rengi muhakkak farklılık gösterecektir. Hatta her dişimizin rengi dahi birbiriyle bire bir aynı değildir. Özellikle köpek dişlerimizin rengi diğer dişlerimize göre mutlaka daha sarıdır. Her türlü renklenme yukarıda saydığımız beyazlatma yöntemleri ile ağarmayabilir. Bazı gelişimsel veya yapısal anomaliler dişlerin yalnızca kaplanarak veya estetik dolgu malzemeleri ile onarılmasına sebep olabilir. Yapılan kimyasal beyazlatmaların dişlerde kalıcı değişikliklere sebep olduğu ve birtakım komplikasyonları olabileceği bilinmelidir. Son olarak estetik kaygıların ruh halimize göre dahi zamanla büyük değişiklikler gösterdiğini unutmayalım. Dönemsel arzularımız sebebiyle gerçekten endikasyonu yoksa kimyasal beyazlatmalar için fazla ısrarcı olmayalım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dis-beyazlatma-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/"&gt;Diş Beyazlatma Hakkında Bilmeniz Gerekenler&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item></channel></rss>