<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"><channel><title>mamikas – Bağışıklık</title><atom:link href="https://frenolaxivuma.shop/author/mamikas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml"/><link>https://frenolaxivuma.shop</link><description>Bağışıklık Sistemi Hakkında Her Şey!</description><lastBuildDate>Tue, 01 Feb 2022 16:18:25 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.0.12</generator><image><url>https://frenolaxivuma.shop/wp-content/uploads/cropped-favicon-bagisiklik-32x32.png</url><title>mamikas – Bağışıklık</title><link>https://frenolaxivuma.shop</link><width>32</width><height>32</height></image><item><title>6 Aylık Bebekler İçin Sağlıklı Oyuncak Seçimi</title><link>https://frenolaxivuma.shop/bagisiklik/6-aylik-bebekler-icin-saglikli-oyuncak-secimi/</link><dc:creator>mamikas</dc:creator><pubDate>Fri, 29 Oct 2021 11:57:46 +0000</pubDate><category>Bağışıklık</category><category>Nasıl Seçilir?</category><category>bağışıklık sistemi</category><category>bebek</category><category>oyuncak</category><category>sağlıklı oyuncak seçimi</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=7146</guid><description>&lt;p&gt;Çocuklarımızın gelişimi doğdukları anda başlar. Çocuğun kademeli olarak ilişkisel becerileri, psikomotor becerileri yaşam boyu karşılaştıkları uyaranla şekillenir. Bu beceriler çocuğun karşılaştığı uyaranlarla yaptığı keşiflerle direk bağlantılı olarak gelişir. Bu uyaranlardan bir tanesi de çocuklarımıza aldığımız oyuncaklardır. Oyuncaklar çocuklar için eğlence aracı olmaktan çok uzaktır. Çocuklarımızın karşılaştıkları ilk ve bazen en önemli uyaranlardır. Çocuklar oyuncakları ile […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/bagisiklik/6-aylik-bebekler-icin-saglikli-oyuncak-secimi/"&gt;6 Aylık Bebekler İçin Sağlıklı Oyuncak Seçimi&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Çocuklarımızın gelişimi doğdukları anda başlar. Çocuğun kademeli olarak ilişkisel becerileri, psikomotor becerileri yaşam boyu karşılaştıkları uyaranla şekillenir. Bu beceriler çocuğun karşılaştığı uyaranlarla yaptığı keşiflerle direk bağlantılı olarak gelişir. Bu uyaranlardan bir tanesi de çocuklarımıza aldığımız oyuncaklardır. Oyuncaklar çocuklar için eğlence aracı olmaktan çok uzaktır. Çocuklarımızın karşılaştıkları ilk ve bazen en önemli uyaranlardır. Çocuklar oyuncakları ile oynayarak kendi kendilerine bazı şeyleri yapmayı öğrenirler. Oyuncaklar hayal dünyalarının gelişimine oldukça önemli katkı sağlar, dil becerilerini geliştirir, ince motor gelişimlerini ilerletir. Oyuncaklar hem çocuklar hem de aileler için zevkli uyaranlar olarak hayatımızda yer alırlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Oyuncakların bu önemli işlevinden dolayı çocuklarımıza oyuncak seçerken sağlıklı oyuncak seçimine özen göstermek gerekir. Bu yazımızda 6 aylık olan bebeklerimiz için sağlıklı oyuncak seçimine dikkat etmemiz gereken hususlara dikkat çekmek istiyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebeklerin 6. ayı hem zihinsel hem de fiziksel olarak oldukça aktif oldukları bir dönemdir. Artık doğdukları dünyaya adapte olmuş yavaş yavaş keşfe başlamışlardır. Bebek bu dönemde destekle oturabilir. Küçük cisimleri parmağı ile yakalayabilir. Bu nedenle artık oyuncakları ile daha zevkli oynayabilir. Eğitici ve zeka geliştirici oyuncaklar bu aylarda bebeğin gelişimine olumlu katkı sağlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebeklerin 6. Ayında Çocuklara Oyuncak Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;. Oyuncağın bebeğin becerisine, gelişimine, ilgi düzeyine uygun olarak seçilmesi gerekir. İlk amacımız oyuncakların bebeklerimize zarar vermemesini sağlamak olmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyuncak seçerken CE belgesine sahip olmasına dikkat etmek gerekir. Bu belge sayesinde oyuncakların sağlığa zararlı maddeler içermediklerine emin olabiliriz. CE belgesinin olduğunu gösteren CE işareti ürünlerin üretim amaçlarına uygun kullanımları durumunda insan can ve mal güvenliği, bitki ve hayvan varlığı ile çevreye zarar vermeyeceğini gösterir. Yani bebeklerimiz için güvenli oyuncaklar seçtiğimizden emin olmamızı sağlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyuncağın yapıldığı malzemelerin doğal malzemeler olması önemlidir. Ahşap oyuncaklar tercih edilebilecek oyuncaklar arasındadır. Kanserojen içerikli oyuncaklar kullanılmamalıdır. Kanserojen içerikleri oyuncaklardan nasıl kaçınabileceğinizi anlatan yazımıza&lt;a href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/oyuncak-seciminde-kanserojen-maddelerden-nasil-kacinilir/"&gt; buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyuncak alırken üzerinde yazan yaş gruplarına mutlaka dikkat edilmelidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyuncak alırken bebeğin gelişimine katkısı olabilecek oyuncaklar tercih edilmelidir. O nedenle hep aynı tip oyuncaklar değil farklı türlerde oyuncaklar tercih edilmelidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Şiddet içerikli oyuncaklardan uzak durulmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyuncakları çocukların çok sık ağızlarına götürebilecekleri göz önüne alınarak boyalarının kolay çıkmayan boyalardan olmasına dikkat edilmelidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyuncakların bebeğe zarar vermemesi için ucu keskin olmayan ve yumuşak materyallerden yapılmış olması gerekir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Bu aylardaki bebeklerin her şeyi ağızlarına götürebilecekleri ihtimali göz önünde bulundurularak küçük parçaları olan oyuncaklardan uzak durmalıdır. Böylece boğulma riskinin önüne geçilebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Bebeklerin oyuncağa alışabilmesi için sevimli oyuncaklar seçilmelidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyuncak alırken dikkat edilecek bir hususta oyuncağın cinsiyete göre alınmamasıdır. Oyuncak seçiminde seçimin çocuğun cinsiyetine göre değil gelişimine göre yapılması önemlidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;6 Aylık Bebeklere Seçilebilecek Oyuncaklar&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Çıngırak: Aslında bebek oyuncağı denince akla ilk gelen oyuncaklardan biridir çıngırak. 6 aylık bebeklerin sese duyarlılığı arttığı için çıngırak 6 aylık bebekler için tercih edilen oyuncaklardır. Artık parmakları ile kavrayabildiği ve sese duyarlılığı arttığı için çıngırak bebeklerin sevdiği oyuncaklardır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Top: 6 aylık bebeklerimiz için toplarda özellikle artık yerde oturabildikleri için yerde yuvarlanan toplar cazip oyuncaklardır. Bebekler yuvarlanan topun peşinden gitmeye çalışarak emeklemeye ilk hamlelerini yaparlar. Eğer top bir de ses çıkaran çıngıraklı top ise bebek daha zevkle oynar. Yerde yuvarlanan bir top bebeğin enerjisini atmasına yardımcı olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Ses Çıkaran Oyuncaklar: Çıngırağı sevdikleri kadar 6 aylık bebekler ses çıkaran diğer oyuncaklara da ilgi duyarlar. Dokunulduğunda farklı sesler çıkaran oyuncaklar ebeveynlerle birlikte bebeklerin oyun oynaması için oldukça uygundur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyun Halısı: 6 aylık bebekler farklı figürler mesela hayvan ya da oyuncak figürleri ile süslenmiş oyun halılarına ilgi duyabilirler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Oyun Halkaları: 6 aylık bebeklerin motor becerilerini geliştirebilmeleri için tercih edilebilecek oyuncaklardan biri de oyun halıları olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Blok Setleri: 6 aylık bebeğimiz artık blok setleri ile oynayabilir. Blok setindeki parçaları üst üste koymaya çalışırken ince motor becerileri gelişir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Diş Kaşıyıcı: Artık yavaş yavaş dişleri de çıkmaya başlayan bebeklerimiz için alabileceğimiz oyuncaklar arasında diş kaşıyıcılarında olması hem ona hem bize rahatlık sağlar. Bebeğin hem ısırıp hem de dişlerini kaşıyabileceği oyuncaklar bu dönemi daha kolay geçirmesini sağlar. Ses çıkaran, parlak renklerdeki oyuncaklar tercih edilebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Kitaplar: Ses çıkartan kumaş, ahşap kitaplar bu dönemde bebeklerin ilgisini çekebilir. Kumaş kitapların sayfalarında yer alan görsel semboller bebeklerin görsel hafızasına katkıda bulunur. Kolay çevrilen ve ses çıkaran sayfalar nedeni ile bebekler için iyi bir oyuncak alternatifi olabilir. Aile bireylerinin bebeklerine bu kitapları okumaları da hem birlikte vakit geçirmelerini hem de bebeğin hayal gücünün gelişmesine katkıda bulunacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;-Yumuşak oyuncaklar: Kavramak ve hareket ettirmenin kolay olması nedeni ile bebeklere mutlaka küçük yumuşak oyuncaklar alınır. Kimi bebek bu oyuncakları ile oynamayı, uyumayı alışkanlık haline getirecek kadar çok sevebilir. Genelde hayvan figürleri içeren bu oyuncaklar bebekler de hayvan sevgisinin gelişmesine de katkıda bulunabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;6 Aylık Bebekler İçin Sağlıklı Oyuncak Seçimi&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sağlıklı oyuncak seçiminde dikkat edilecek noktalara göz atın!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/bagisiklik/6-aylik-bebekler-icin-saglikli-oyuncak-secimi/"&gt;6 Aylık Bebekler İçin Sağlıklı Oyuncak Seçimi&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Yenidoğan Grip Olduğunda Ne Yapmalı</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/yenidogan-grip-oldugunda-ne-yapmali/</link><dc:creator>mamikas</dc:creator><pubDate>Thu, 08 Apr 2021 09:29:01 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>bebeklerde grip</category><category>sağlıklı yaşam</category><category>yenidoğan</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6237</guid><description>&lt;p&gt;Yeni doğmuş olan bebeğin bağışıklık sistemi henüz tam olarak gelişmiş olmadığı için grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanmaları daha kolaydır. Yeni doğan bebeklerdeki grip belirtileri ile yetişkinlerde ortaya çıkan belirtiler arasında büyük fark olmaz. Grip, kuru öksürük, ateş, keyifsizlik, iştahsızlık, tıkalı ya da akan burun, kızarık gözler gibi hepimizin bildiği semptomlarla kendini belli eder. […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/yenidogan-grip-oldugunda-ne-yapmali/"&gt;Yenidoğan Grip Olduğunda Ne Yapmalı&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Yeni doğmuş olan bebeğin bağışıklık sistemi henüz tam olarak gelişmiş olmadığı için grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanmaları daha kolaydır. Yeni doğan bebeklerdeki grip belirtileri ile yetişkinlerde ortaya çıkan belirtiler arasında büyük fark olmaz. Grip, kuru öksürük, ateş, keyifsizlik, iştahsızlık, tıkalı ya da akan burun, kızarık gözler gibi hepimizin bildiği semptomlarla kendini belli eder.  Yeni doğan bebeklerde antibiyotik kullanımında n uzak durmak gerekir. Gerekli olduğu özel durumlarda ise yan etki, doz, maliyet gibi etkenler topluca değerlendirilerek doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Grip gibi basit enfeksiyon durumlarında ise en iyi ilaç anne sütü olacaktır. Henüz gelişimini tamamlamamış bağışıklık sistemi için anne sütü doğal antibiyotik görevi görür. yeterince anne sütü ile beslenmiş bebekler, anne sütü almamış bebeklere göre daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olurlar. Anne sütü içerdiği protein, yağ, karbonhidrat ve vitaminlerle bebeğin hastalıkla mücadelesini büyük ölçüde destekler. Bu nedenle grip olan bebeği sık sık emzirmek yapılabilecek en doğru hareketlerden biridir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Emzirmenin yanı sıra uyurken bebeğin başını biraz yükseltmek burun tıkanıklığını azaltıp, nefes almayı kolaylaştırmak için destekleyici olabilir. Buhar makinesi de yine solunum yollarını rahatlatmak için yardımcı olacaktır. Buhar makinesi kullanıyorsanız bir damla okaliptüs da ortamdaki havayı daha kolay solunur hale getirecektir. Ayrıca bebeğin bulunduğu odayı sıcak tutmak, ara ara bebeğe masaj yaparak kan dolaşımını hızlandırmak da griple mücadelede etkili olacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni Doğan Bebeklerde Öksürük:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni doğan bebeklerde öksürük ve hırıltılı nefes alma zaman zaman zatürre ya da bronşit belirtisi olabilirken hemen korkup paniklemek de doğru olmayacaktır. Bebeklerin gırtlak yapısı henüz oluşumunu tamamlamadığı için kıkırdak doku zaman zaman hırıltılı nefes almaya sebebiyet verebilir ya da bebek hafif bir gribal enfeksiyon geçiriyor olabilir. Bebekte hırıltılı nefes alma ve eşlik eden öksürük oluştuğunda ortamın havası temiz tutulmalı, sigara dumanı ya da havayı kirletecek kimyasal buharlar engellenmeli, bakan kişiler ellerini sık sık yıkamalı, odadaki nem oranı 40-45 dolaylarında tutulmalı ve sıcaklık ortalama 22-23 derece civarında sabitlenmelidir. Eğer öksürük şiddetini artırırsa, bebeğin uykusunu ya da beslenmesini bozacak hale geldiyse muhakkak doktora başvurmak gerekir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni Doğan Bebeklerde Ateş:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Vücut ısısının artışı yani ateşlenme, sistemde bir enfeksiyon olduğunun habercisidir. Ateşlenme, tek başına ciddi bir soruna işaret etmez. Zaman zaman hafif ve orta seyreden ateş, bebeğin olağan hastalıklarla mücadele ettiğinin belirtisidir. Üç aydan küçük bebeklerde kulak içinden ateş ölçümü önerilmez. Rektal ölçüm daha sağlıklı olacaktır. Bebeklerde rektal ölçüm sonucu 38 dereceyi geçen ateş tehlikeli olabilir. Üç aydan küçük bebeklerde ateşlenme gözlendiğinde önce bir kat kıyafetini çıkarmak ve 15 dakikada bir ölçüm yaparak vücut ısısını takip etmek gerekir. eğer ateş düşmüyorsa doktora başvurmak gerekir. Üç aydan büyük bebeklerde ılık banyolarda ateş düşürücü olabilir ancak bebeğin titremesi iyiye işaret değildir. Titreme, ateşin yükseldiğini gösterir. Eğer doktorun verdiği hafif bir ateş düşürücü varsa, yine doktora danışarak bu ilaçlar kullanılabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebeklerde Burun Tıkanıklığı:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Özellikle kış aylarında artan burun tıkanıklığı bebeklerde huzursuzluk, uyku ve beslenme bozuklukları ortaya çıkarabilir. Bebek burnu son derece hassas bir fizyolojiye sahip olduğu için müdahale ederken dikkatli olmak gerekir.  Bebeği rahatlatmak için evde yapılabileceklerden biri banyodur. Banyo yaparken ortaya çıkan buharın da etkisi ile üst solunum yolları açılıp rahatlayacaktır. Nemin düşük olduğu ortamlar burun mukozasını kurutabilir. Bu nedenle bebeğin bulunduğu odanın havasında nem oranının 40-45 dolaylarında tutulması rahatlatıcı olacaktır. Ayrıca sık sık emzirmek de doğal antibiyotik olan anne sütü desteği ile bebeğe iyi gelecektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebeklerde Antibiyotik Kullanımı:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebeklerde antibiyotik kullanımı ilk adım olarak değerlendirilmemelidir. Çok gerekli olduğu durumlarda yeni doğan bebekler için damar yolu ile ve kesinlikle doktor kontrolünde kullanmak gerekir. Daha büyük bebekler ve çocuklar antibiyotiği ağız yoluyla alabilirler. Kullanılacak antibiyotiğin dozu belirlenirken kilo ile orantılı miktarlar tercih edilmelidir ve bunun kararını da bir çocuk hastalıkları uzmanı verecektir. Antibiyotik kullanımı herhangi bir yan etkiye (kusma, ishal gibi) sebep olduğunda muhakkak doktora başvurmak gerekir. Doktor dozu belirledikten sonra ilacın doğru ölçekte ve doğru zamanlama ile verilmesi anne babanın ya da bebeğe bakan kişinin sorumluluğundadır. Doz aşımı olduğu hallerde ciddi tehlikeler ortaya çıkabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/yenidogan-grip-oldugunda-ne-yapmali/"&gt;Yenidoğan Grip Olduğunda Ne Yapmalı&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Bebeklerde Görülen Enfeksiyon ve Hastalıklar</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/bebeklerde-gorulen-enfeksiyon-ve-hastaliklar/</link><dc:creator>mamikas</dc:creator><pubDate>Mon, 05 Apr 2021 07:50:04 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>bebek</category><category>bebeklerde görünlen ender hastalıklar</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6200</guid><description>&lt;p&gt;Orta Kulak İltihabı; Orta kulak iltihabı, virüs ve bakterilerin sebep olduğu, genellikle soğuk algınlığı ve griple birlikte seyreden bir rahatsızlıktır. Kulak zarının hemen arkası hava ile doludur. Bu bölümde ayrıca işitmeden sorumlu çok küçük kemik yapıları vardır. Buradaki sıvı birikimi, bakteri ya da virüslerin çoğalmasına uygun ortamı hazırlar ve iltihap oluşur. 0-7 yaş arası çocukların […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/bebeklerde-gorulen-enfeksiyon-ve-hastaliklar/"&gt;Bebeklerde Görülen Enfeksiyon ve Hastalıklar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Orta Kulak İltihabı;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Orta kulak iltihabı, virüs ve bakterilerin sebep olduğu, genellikle soğuk algınlığı ve griple birlikte seyreden bir rahatsızlıktır. Kulak zarının hemen arkası hava ile doludur. Bu bölümde ayrıca işitmeden sorumlu çok küçük kemik yapıları vardır. Buradaki sıvı birikimi, bakteri ya da virüslerin çoğalmasına uygun ortamı hazırlar ve iltihap oluşur.  0-7 yaş arası çocukların %90’ında görülen bu hastalık tedavi edilmediğinde ciddi duyma ve denge kayıplarına neden olabilir. Unutulmaması gereken en temel bilgi, orta kulak iltihabının bağışıklık sistemi güçlü olan bebek ve çocuklarda daha az görüldüğüdür. Bu nedenle özellikle ilk altı ay anne sütü ile beslenmesi bebeği koruyan en önemli faktördür. Konuşma dönemindeki çocuklar ağrının yerini daha rahat tarif edebildiğinden teşhis koymak kolaylaşır ancak bebeklerde durum farklıdır. Bu nedenle iyi bir gözlemci olmanız ve rahatsızlığın belirtilerinden haberdar olmanız gerekmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebeklerde orta kulak iltihabının en temel belirtileri ateş, uykudan ağlayarak ya da ani bağırmalarla uyanma, uyanıkken ani bağırmalar, denge ve duyma kayıpları, kulağı tutma ve çekme eğilimi ve kulaktan kokulu akıntı geliyor olmasıdır. Bu rahatsızlık genellikle antibiyotik kullanımı gerektirdiğinden doktora danışmadan hareket etmek hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir.  Bebekler ve okul öncesi çocuklar, östaki borusunun henüz gelişimini tamamlamamış olmasından dolayı tehlikelere daha açıktır. Bu nedenle soğuk algınlığına karşı korunmaları büyük önem arz eder. Beslenmenin dengeli ve sağlıklı olması ve uyku düzenine dikkat edilmesi bağışıklık sistemini güçlendireceği için koruyucu etkisi yüksektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Boğaz Enfeksiyonu;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bademcikleri de içine alan boğaz yapısında, nezle, soğuk algınlığı gibi viral hastalıklardan kaynaklı ağrılara sebep olan boğaz enfeksiyonları bölgesel ağrılarla kendini gösterir. Şişme ve kızarıklığında sıklıkla eşlik ettiği bu rahatsızlık hemen hemen her çocuğun yaşadığı, takip edilmesi gereken ancak korkutucu boyutlara ulaşma ihtimali düşük bir hastalıktır. Özellikle anaokulu ve kreşlerdeki çocuklar virüslere daha açık olduğundan kış aylarında yaşanma olasılığı da artar. Konuşma dönemine geçmemiş bebeklerde yutma güçlüğü en tipik belirtiler arasındadır. Bununla birlikte her iltihabi rahatsızlıkta olduğu gibi ateş,  iştahta azalma, halsizlik, öksürük – hapşırma, boğazda kızarıklık ve beyaz yaralar dikkat çekicidir. İlaç kullanmak gereken durumlarda çocuğunuzun yaşı ve hastalığın seyri bakımından ilaç ve doz tespiti için bir uzmana danışmak son derece önemlidir. Evde uygulayabileceğiniz basit yöntemeler arasında havayı nemli tutmak ve evi sık sık havalandırmak, sıvı ile beslenmeye ağırlık vermek, çok sıcak ve çok soğuk gıdalarla beslememek, ılık banyolar sayılabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İdrar Enfeksiyonu;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en çok görülen rahatsızlık idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Özellikle tuvalet eğitimini yeni almış çocuklar anaokulu ya da kreşte anneden ayrıldığında utanıp tuvaletini tutma&lt;br /&gt;
eğiliminde olabilir. Biriken ve tutulan idrar da mesanede enfeksiyon oluşumuna neden olur. İdrar tutmanın yanı sıra gerekli hijyenin sağlanmaması da yine bu rahatsızlığa davetiye çıkaran faktörler arasındadır. Temizlik konusunda çocuğa yardımcı olmak hastalığa karşı da bir nevi önlem almak manasına gelir. Kız çocukları, genital bölgenin yapısı nedeniyle bu rahatsızlığa daha açıktır. Bu nedenle özellikle kız çocuklarda temizlik çok daha önemlidir ve mümkünse tuvaletten sonra bel altı duş aldırmak tam hijyen sağlayacaktır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken şey, ağır kimyasallar içeren duş jelleri ve şampuanlardan uzak durmak, doğal temizleyiciler kullanmaktır. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu ağrı, kesik kesik çiz yapma ve çiş yaparken zorlanma, halsizlik, kilo kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir. Enfeksiyonun doğru teşhisi için idrar testi yapılmalı ve kullanılacak ilaçlar muhakkak bir uzman tarafından tespit edilmelidir. Çok ilerlemiş durumlarda 1-2 gün hastanede yatmak, ateşin kontrol altına alınması açısından gerekebilir. İdrar yolu enfeksiyonları ihmal edildiğinde böbrek hastalıklarına yol açabilecek kadar ciddi boyutlara ulaşabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ateş ve Havale;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebek ve çocuklarda vücut ısısının normal kabul edilen 38 derecenin üzerine çıkması “ateşlenme” olarak ifade edilir. Ateş, vücudun kendini savunma mekanizmasının bir parçasıdır ve herhangi bir iltihapla karşılaşıldığında ortaya çıkar. Dolayısıyla ateşlenme hali, bilinçli bir yaklaşımla sadece uyarı sistemi olarak kullanılır ve zarar verici bir noktaya gelmez. İhmal edildiğinde ise hayati risk taşıyabilecek potansiyele sahiptir.  Özellikle 3 aydan küçük bebeklerdeki ateş derhal doktor müdahalesi gerektirir. 3 ay – 2 yaş arasında 24 saat, 2 yaşından büyük çocuklarda 3 gün devam eden ateş tehlikeli boyutlara ulaşılabilir ve tıbbi destek gerektirir. 42 dereceye kadar yüksek ateş olarak değerlendirilen durum, 42 derecenin üzerinde “havale” halini alır. Havale genellikle ateşin ilk günü görülür ve kısa süreli gerçekleşebilir. Havale sırasında kol ve bacaklarda kasılmalar gözlenebilir. Ateşli havale geçiren bebeklerin %90’ında kalıcı hasara, zekâ geriliğine ya da okul başarısında düşüşe rastlanmaz. 6 ay – 5 yaş arası çocuklarda 25’te 1 oranında görülen ateşli havale, ne kadar erken yaşanırsa tekrar etme olasılığı da o nispette artar. Havaleye karşı ateş takibi ve gözlem son derece önemlidir. Ateşli havale nöbetleri farklı sebeplerden ileri geliyor olabilir. Bu nedenle sebebin doğru tespiti açısından bir çocuk hastalıkları uzmanı ile görüşmek gerekir. Örneğin menenjit şüphesi varsa belden omurilik sıvısı alınarak teste tabi tutulmalıdır. Ateşli havaleyle başa çıkmada kullanılan ilaçlar “sadece ateşlenme anında” ya da “günlük rutinde devamlı” kullanılacak şekilde ikiye ayrılır. Hangi grup ilacın kullanılması gerektiğine yine bir uzman karar vermelidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bahar Hastalıkları;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mevsim geçişleri bebek ve çocuklar için özellikle alerjileri tetiklediği için riskli aylardır. Alerjilerle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları, ishal, suçiçeği, kızamık gibi hastalıklar da mevsim geçişlerinde yoğunlaşır. Bu dönemlerde hastalık gelmeden tedbir almak büyük önem taşıdığından anne babaların bazı hususlara dikkat etmesi gerekir. Özellikle bahar aylarında çocuğun evde hazırlanmış tencere yemeği ile beslenmesi önemlidir. Dışarıdan getirilen gıdalar çocuk için tehlike arz edecektir. Alerjik bünyeli bebek ve çocuklarda bahar aylarında özellikle rüzgarlı havalarda maske takmak önemli bir tedbirdir ancak maske takmak istemiyorsa burun çevresine ince bir tabaka vazelin sürmek de işe yarayacaktır. Havadaki polenler vazeline yapışır ve solunum yollarına gitmesine engel olabilir. Çocuğun ideal oda ısısında (gündüz 22, gece 19-20 derece) uyumasına dikkat edilmeli, ellerini yıkama alışkanlığı kazandırılmalı ve genel hijyene hassasiyet gösterilmeli, terleten giysiler giydirmekten kaçınılmalıdır. Dışarıdan gelen çocuğun üzerini uyuduğu odada değiştirmek, odanın havasını bozucu etki yapabilir. Özellikle polenlerden etkilenen bir çocuğunuz varsa üzerini koridorda çıkarıp odasına gitmesine izin vermek etkili olacaktır. Bol sıvı ve vitamin alımı bağışıklık sistemini destekleyeceği için özellikle mevsim geçişlerinde beslenmeye hassasiyet gösterilmelidir. Çocuklar kapalı ve kalabalık ortamlarda hava yolu ile alınan virüs ve mikroplara daha açık olacağından ev ve okulların düzenli olarak havalandırılması da son derece önemlidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/bebeklerde-gorulen-enfeksiyon-ve-hastaliklar/"&gt;Bebeklerde Görülen Enfeksiyon ve Hastalıklar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Genetik Bozukluklar</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/genetik-bozukluklar/</link><dc:creator>mamikas</dc:creator><pubDate>Fri, 02 Apr 2021 12:27:35 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>genetik</category><category>genetik bozukluklar</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6183</guid><description>&lt;p&gt;Vücudumuzda ortaya çıkan hastalıkların tümü mikrop, virüs ya da bakteri kaynaklı olmak zorunda değildir. Zaman zaman genlerimizdeki anomaliler hastalık olarak karşımıza çıkabilir. Genler, vücudumuza dair hemen hemen tüm bilgilerin kodlandığı küçük bilgi depoları gibidir. Göz rengimizden boy uzunluğumuza, saçımızın kıvırcık ya da düz oluşundan vücudumuzun yağlanma potansiyeline kadar pek çok bilgi genlerimizde saklıdır. Yumurta ve […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/genetik-bozukluklar/"&gt;Genetik Bozukluklar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Vücudumuzda ortaya çıkan hastalıkların tümü mikrop, virüs ya da bakteri kaynaklı olmak zorunda değildir. Zaman zaman genlerimizdeki anomaliler hastalık olarak karşımıza çıkabilir. Genler, vücudumuza dair hemen hemen tüm bilgilerin kodlandığı küçük bilgi depoları gibidir. Göz rengimizden boy uzunluğumuza, saçımızın kıvırcık ya da düz oluşundan vücudumuzun yağlanma potansiyeline kadar pek çok bilgi genlerimizde saklıdır. Yumurta ve spermin buluşma anında oluşmaya başlayan yeni biyolojik yapıda zaman zaman genetik anomaliler meydana gelebilir. Her genetik anomali hastalık olarak nitelendirilmez. Bazı özel durumlarda genetik hastalık değil genetik farklılık ifadesini kullanmak daha doğru olacaktır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Down Sendromu:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnsan vücudundaki normal kromozom sayısı 46’dır. Down Sendromlu bireylerde bu sayı 21. Kromozom çiftindeki artı 1 farkla 47’ye çıkar. Down Sendromu bir hastalık değil, genetik yapıdaki bir farklılıktır. Down Sendromunda belirleyici olan temel faktör gebelik yaşıdır ve 35 yaş üstü gebelikler bu anlamda riskli grupta değerlendirilir. Yüz hatları ve vücut yapısındaki belirgin farklılıkla kendini gösterir. Küçük ve çekik gözler, basık burun, küt parmaklar, artmış ense kalınlığı, avuç içinde tek çizgi gibi tipik yapısal özellikleri beraberinde getirir. Boy kısalığı ve düşük metabolizma hızı tipiktir bu nedenle sağlıklı beslenme alışkanlığı olmayan Down Sendromlu bireyler, kilo almaya meyillidir. Kas yapısındaki gevşeklikten dolayı fizyoterapi desteği almaları kas sisteminin güçlenmesi adına önemlidir. Her insan gibi bu bireylerinde yetenek ve becerileri, zekâ kapasiteleri, karakterleri farklıdır. Sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmak adına erken yaşta eğitime başlanması, gereken ilgi ve özenin gösterilmesi, özellikle sevgi temelli iletişim kurulması son derece önemlidir. Geçmiş yıllarda bu farklılığa sahip bireyler “okuyamaz”, “bir şey beceremez” denerek toplum dışına itilirken bugün doğru eğitim ve yeterli ilgi ile ortaokul, lise hatta üniversite eğitimi alan, ikinci bir dil öğrenen, meslek sahibi olan pek çok Down Sendromlu birey toplumsal hayatın içinde yerini almıştır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cücelik :&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Irksal özellikler, o ırka mensup insanların fiziksel yapılarına dair bir prototip oluşturur. Bu prototipin boy uzunluğundan belirgin derecede kısa boylu olan bireylerde ortaya çıkan farklılığa “Cücelik” adı verilir. Beyinde yer alan Hipofiz Bezi’nin az çalışması ya da hiç çalışmamasından kaynaklanan büyüme geriliğidir. Boyla birlikte uzuvlarda da uzama ya da yapı problemleri oluşturur. Sadece anne karnında oluşmaz. Normal doğmuş bir bebekte, doğumdan sonra görülen bir takım hastalıklar ya da kafa travmaları sonucunda da cücelik ortaya çıkabilir. Zaman zaman gövde normal ebatlara ulaşırken kol ve bacaklarda kısalık gözlenebilir. Cücelik zekâ geriliği ortaya çıkarmaz fakat bazı vakalarda bu büyüme sorunu beyin ve iç organlara da yayılabilir. Bu vakalarda zekâ geriliği gözlenebilmektedir. Anne karnında ortaya çıkan cücelik, testler, görüntüleme teknikleri, aile öyküsü ve çeşitli ölçümlerle tespit edilebilir. Erken tanı, büyüme sürecinde tıbbi destekle ciddi boyutlarda fayda sağlar. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İskelet Anomalileri:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bebeğin anne karnındaki ilk 4 haftası embriyonun şekillenmeye başladığı, dolayısıyla iskelet anomalilerinin ortaya çıktığı kritik dönemdir. Günümüzde beslenme hassasiyeti, içki sigara kullanımını kontrol etme, annenin vitamin ve mineral desteği alması gibi faktörlerle kolayca önüne geçilebilmektedir. Farklı yapısal bozukluklarla kendini gösterebilir. Bu bozuklukların en tipik olanlarından biri kalça çıkığıdır. Ters doğum ya da genetik faktörlerden ötürü ortaya çıkabilir. Hangi sebepten olursa olsun, günümüz imkânları ile tedavi edilebilmekte, korseler ve destekleyici ilaçlarla şekil bozukluğu ortadan kaldırılabilmektedir. Bir başka iskelet anomalisi olan çarpık ayak problemi yine çeşitli ölçümler ve görüntüleme teknikleri ile doğumdan önce fark edilebilir. Tedaviye doğumun hemen ardından başlanabilir. Bebeğin iskelet ve kas sistemi henüz yapısal gelişimini tamamlamış olmadığı için ne kadar erken müdahale edilirse, normale o kadar yakın ayak ve bacak duruşu kazandırılabilir. Geç kalmış tedavilerde, şekil bozukluğunu ortadan kaldırmak için uzun dönemli alçılamalar yapılmaktadır. Anne karnında ortaya çıkan ve önlenemeyen bir başka iskelet anomalisi tortikolis yani boyun eğriliğidir. Doğumu takip eden aylarda başlanan tedavi ve egzersizler olumlu genellikle son derece olumlu yanıt verirler. Bazı bebeklerde boyun eğriliği skolyoza sebep olabilir. Bu hallerde tedaviye ameliyatla devam etmek gerekebilir. Bu başlıca sorunların yanı sıra nadiren de olsa bebekte el ayak anomalileri, yapışık parmak, parmak sayısında farklılık gibi basit ameliyat ya da protezlerle aşılabilen, nispeten daha küçük sorunlara da rastlanabilmektedir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kafa ve Beyin Anomalisi:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kafa ve beyin anomalileri, anne karnındaki bebekte basit görüntüleme yöntemleri ile kolayca fark edilebilen yapısal farklılıklardır. Kafatasının gelişmediği, beyin dokusunda eksiklerin ortaya çıktığı ya da beyin dokusunun hiç gelişmediği durumlarda tıbbi imkânlar yetersiz kalmakta ve doğum gerçekleşse bile bebek kısa süre içinde kaybedilmektedir. Baş-beyin anomalilerinden olan hidrosefali erken doğumdan kaynaklanan beyin kanaması ile ortaya çıkmakla beraber, nadiren de olsa genetik bir bozukluk olarak da kendini gösterebilir. Beyinde aşırı miktarda su birikmesi şeklinde basitçe açıklanabilir. İlaçla ya da cerrahi müdahale ile önüne geçmek mümkün olmadığı için, biriken fazla suyun, yine cerrahi müdahale ile deri altına yerleştirilen şant adlı boru vasıtası ile vücudun başka bir bölümünde toplanması sağlanır. Böylece kafa içi basınç dengelenir. Hidrosefali hastalarında şant uygulaması ile birlikte fizyoterapi de gerekli ve önemli bir yöntemdir. Kafanın büyümemesi dolayısıyla beynin küçük kalması ile ortaya çıkan mikrosefali ise gebeliğin ilk haftalarından itibaren tespit edilebilen bir rahatsızlıktır. Genetik ve çevresel faktörlerden etkilenen mikrosefalinin muhakkak zekâ geriliğine sebep olacağı söylenemez. Zeka geriliği beyin büyüklüğüne değil, yapısal sorun olup olmadığına bağlıdır. Tedavisi olmayan ve önüne geçilemeyen bu rahatsızlığa sahip çocuklarda erken eğitim ve fizyoterapi, fonksiyonel kazanımlar bakımından son derece önemlidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Karın Ön Duvar Anomalisi: Bu başlığa dair anlayabileceğim bir içerik bulamadım. Sadece tıbbi makalelere ulaşabildim onları da nalamak mümkün değil. Sizde kaynak varsa oradan yazabilirim. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nöral Tüp Defekti:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Beyin yapısı ve omurilikte ortaya çıkan gelişimsel bir anomalidir. Anne karnındaki embriyo gelişimine başladığı dönemde nöral tüp denen bir yapıya sahiptir. Gelişim devam edip bebek büyüdükçe bu nöral tüp omurga ve sinir sistemini oluşturur. Bazı vakalarda nöral tüp yapısında sorun vardır. Başlıca iki tipi vardır. Spina bfidada omuriliği içine alması ve kapanması beklenen sırt kemiği kapanmaz. Bu çocuklar bacaklarını kullanamaz ve tuvalaetlerini tutma sorunu yaşayabilirler. Diğer tipi ise anensefali olarak adlandırılır. Bu çocuklarda beyni koruyan kafatası ve kafa derisi büyük ölçüde oluşmamış olduğu için bebek kaybedilir. Genetik ve çevresel faktörlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Hamileliğin 12. Haftasından itibaren teşhis edilebilir.  &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;IUGR (Intra Uterin Gelişme Geriliği): &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Intrauterin yani rahim içi gelişimsel gerilik, normlar çerçevesinde ortalamanın gerisinde kalmayı ifade eder. Bebeğin boyu ve kilosu olması gereken noktaya ulaşmadığında bu gelişimsel bir gerilik olarak değerlendirilir ancak zekâ geriliğine sebep olacağı öngörülemez. Çok erken ya da geç yaştaki hamile kadınlar, hamilelikte sigara alkol kullanımı, yetersiz beslenme, gebelik sırasında geçirilen hastalıklar ya da annenin kronik hastalıkları, sürekli hal almış stres, bebeğin anne karnında gelişim geriliği sergilemesine sebep olabilir. Simetrik gerilikte organ ve uzuvlar aynı oranda gerilik gösterirken asimetrik gerilikte vücudun belli bölgeleri orantısız ebatlarda olabilir. Örneğin karaciğer gelişiminde gerilik olan bebeğin karın bölgesi normal bebeklerden daha inc olacaktır. Bebeğin büyümesindeki durma 2-3 hafta kadar sürdüğünde hayati tehlike ortaya çıkabilir. Gebeliğin belirli bir döneminden sonra ortaya çıkan gelişimsel gerilikte bebeğin hayatını riske etmemek için gebeliği sonlandırmak ve sezaryen ile bebeği almak gerekebilir. IUGR yani rahim içi gelişime geriliği doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde doğru müdahaleler ve yeterli beslenme ile önüne geçilebilen bir sorundur. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/genetik-bozukluklar/"&gt;Genetik Bozukluklar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Gebelikte Aşılar ve İlaçlar</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/gebelikte-asilar-ve-ilaclar/</link><dc:creator>mamikas</dc:creator><pubDate>Mon, 29 Mar 2021 10:57:45 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>gebelik</category><category>gebelikte ilaçlar ve aşılar</category><category>hamilelik</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6137</guid><description>&lt;p&gt;Gebelik ve İlaçlar Normal şartlar altında herhangi bir sağlık sorunu baş gösterdiğinde birilerinden duyarak ya da internetten bilgi alarak ilaç kullanmaya başlamak doktorların ve sağlık uzmanlarının onayladığı bir yaklaşım değildir. İlaçların etken maddelerinin etkisi kişiden kişiye değişebileceği gibi, belirli bir rahatsızlık için doğru ilacın ne olduğunu doğru tespit etmek gerekir. Hal böyle iken hamilelik gibi […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/gebelikte-asilar-ve-ilaclar/"&gt;Gebelikte Aşılar ve İlaçlar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Gebelik ve İlaçlar&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Normal şartlar altında herhangi bir sağlık sorunu baş gösterdiğinde birilerinden duyarak ya da internetten bilgi alarak ilaç kullanmaya başlamak doktorların ve sağlık uzmanlarının onayladığı bir yaklaşım değildir. İlaçların etken maddelerinin etkisi kişiden kişiye değişebileceği gibi, belirli bir rahatsızlık için doğru ilacın ne olduğunu doğru tespit etmek gerekir. Hal böyle iken hamilelik gibi hassas bir dönemde ilaç kullanmak çok daha ciddi hassasiyetler gerektirir çünkü hamile bir kadının kullandığı ilaç sadece kendisini değil, karnındaki bebeği de etkileyebilir, kalıcı zararlar verebilir hatta hayati tehlike oluşturabilir.&lt;br /&gt;
Gebelikten önce kullanılan ve devam gerektiren ilaçlar kullanılıyorsa gebelikle birlikte bu ilaçların kullanımı konusunda da doktora danışmak gerekir. Basit alerjik sorunlar, hafif soğuk algınlıkları ya da mide yanması gibi hafif seyreden rahatsızlıklar için gebelerin kullanabileceği pek çok ilaç mevcuttur ve bir uzman en doğru seçeneği söyleyecektir. Gebelik sürecinde antibiyotik kullanımı son derece riskli bir durumdur. Bazı antibiyotiklerin kesinlikle kullanılmaması gerekir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Basit soğuk algınlıkları, nezle ya da gribal enfeksiyonlar atlatırken ilaç kullanmak yerine bol istirahat, bol miktarda sıvı alımı, C Vitaminli gıdaları tercih etmek faydalı olacaktır. Yaşadığınız rahatsızlıktan dolayı ateşiniz 37,5 dereceyi geçerse, yutma zorluğu ve şiddetli boğaz ağrısı oluşursa, nefes almada zorluk ve göğüs ağrısı ortaya çıkarsa doktoru aramakta fayda var. İhmal etmeden önlem almak hem anne hem de bebek için doğru olacaktır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelikte Aşılar:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelerde yapılan aşılamanın amacı anneyi, fetüsü ve yenidoğanı olası enfeksiyonlardan korumaktır. Bu süreçteki aşı kullanımı bebeğin zarar görebileceği düşüncesi, doktorun tereddüdü ya da gebe kadının aşı olmak istememesi, aşılar hakkındaki yanlış kanaatler gibi sebeplerden dolayı hedeflenen sayılara ulaşamamaktadır. Gebelikte aşılama için doğru zamanlama 2. ve 3. trimester dönemleridir.  Canlı aşılar yani virüs ya da bakterilerin gücü zayıflatılmış halde vücuda enjekte edildiği aşılar, gebelikte kesinlikle uzak durulması gereken gruptur. Yine de eğer bir zorunluluk ortaya çıkarsa muhakkak bir uzman görüşüne ve risk-yarar oranına bakmak gerekir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelik sürecinde uygulanmasında sakınca olmayan aşılar Tdab Tetanoz, Difteri, Boğmaca ve Inaktif Influenza aşılarıdır. Eğer ek risk durumu söz konusu ise Hepatit A Hepatit B, Polisakkarid Pnömokok, Meningokok ve Kuduz aşısı hekim onayı ile uygulanabilir. Gebelerde kontrendike yani uzak durulması gereken aşılar ise BCG, Kızamık, Kabakulak, Kızamıkçık, Suçiçeği, MMR, Varicella ve tüm canlı (aktif) aşılardır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelikte Grip Aşısı:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gribal enfeksiyonlar, hamileliğin ilk üç ayını tamamlamış kadınlarda, hamile olmayanlardan daha ağır yaşanabilir. İlerlemiş gebeliklerde kalp ve dolaşım sistemi normal insanlardan daha fazla yorulmakta, bağışıklık sistemi hamile olmayan kadınlara göre zayıflamaktadır. Bu nedenle basit bir grip hastalığı, son derece yıpratıcı bir hal alabilir. Üstelik annenin ateşinin gribe bağlı olarak yükselmesi, bebeğin omurga gelişimini kötü yönde etkileyebilir. Erken doğuma sebep olma ihtimali de vardır. Uzmanlar grip aşısının hamilelik sürecinde zarar verici etkisinin olmadığını belirtmektedir. Yapılan araştırmalar hamilelikte grip aşısı olmuş annelerin dünyaya getirdiği bebeklerin doğumdan aylar sonra hala gribe karşı korumalı olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Grip aşısı, gebeliğin herhangi bir döneminde, özellikle mevsimsel değişimlere bağlı salgınlar söz konusu olduğunda doktor kontrolünde rahatlıkla uygulanabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta kullanılan grip aşısının canlı olmaması, grip mikrobunun proteinleri baz alınarak hazırlanmış inaktif aşı olmasıdır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelikte Hepatit Aşısı:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kan ve cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olan Hepatit’in bir başka bulaşma şekli de doğumdur. Anne karnındaki bebeğe geçmezken, doğum sırasında ya da sonrasında emzirme ile bebeğe bulaşma olasılığı yüksektir. Hepatit aşısı rutin gebelik aşılarından değildir. Bununla birlikte gebelik öncesinde başlanmış olan Hepatit aşısı takvimine, gebelik sürecinde de devam edilmesi önerilir. Hepatit B aşısı canlı aşı değildir. Bu nedenle bebeğe zararı yoktur ancak yine de risk ihtimalleri göz önünde bulundurularak doktor kontrolünde kullanılması gerekmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelikte Kuduz Aşısı:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kuduz, mikrop taşıyan hayvanın insanla temasından ortaya çıkan son derece tehlikeli olabilen bir hastalıktır. İnsandan insana bulaşması neredeyse mümkün değildir ancak gebe bir kadının kuduz mikrobu taşıyan bir hayvanla teması bile mikrobu kapma ihtimalini ortaya çıkarabilir. Kuduz hastalığına karşı kullanılan aşı canlı aşı değildir. İnaktif olması sebebiyle anne ya da bebeğe zarar vermez. Aksine kuduz mikrobu kapmış olma ihtimali doğan anne adaylarında aşının yapılmamasının çok daha hayati boyutları olabilir. Bu nedenle hamile kadınların kuduz aşısından kaçınması, doktor onayı ile aşı olmasından çok daha büyük tehlike doğurmaktadır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelikte Tetanos Aşısı:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tetanos, bakteri kaynaklı ve tehlikeli bir enfeksiyondur. Kas kasılmaları ile ortaya çıkan enfeksiyon, öldürücü olabilecek kadar büyük risk ortaya çıkarır. Tetanosa sebep olan bakteri, beyin ve sinir sistemini etkiler ve kas kasılmalarının yanı sıra solunum güçlüğüne de neden olur. Tetanos aşısı, gebeliğin herhangi bir döneminde uygulanabilir. Böylelikle antikorlar anneden bebeğe de geçer ve bebeği yenidoğan döneminde de korur. Anne adayı geçmiş on yıllık süreç içinde tetanos aşısı olmuşsa gebelikte tekrar aşılanması gerekmez.  Anne, tetanos aşısı olmuş ancak üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmişse gebelikte tek doz aşı yeterli olacaktır. Eğer anne adayı tetanos aşısı olmamışsa hamileliğin ilk üç ayının tamamlanması beklenir. İlk aşının ardından 1 ay beklenir ve 2. doz ile devam edilir. İkinci dozun üzerinden 6 ay daha geçtikten sonra son doz da yapılarak aşı takvimi tamamlanır. Tüm bu süreçte doktora danışılması gerekmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/gebelikte-asilar-ve-ilaclar/"&gt;Gebelikte Aşılar ve İlaçlar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Hamilelik Öncesi Tanılanmış Hastalıklar</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/hamilelik-oncesi-tanilanmis-hastaliklar/</link><dc:creator>mamikas</dc:creator><pubDate>Fri, 26 Mar 2021 08:21:22 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>hamilelik</category><category>hamilelik öncesi tanılanmış hastalıklar</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6113</guid><description>&lt;p&gt;TİROİD Tiroid, ülkemizde sıklıkla karşılaşılan ve özellikle kadınlarda görülen bir rahatsızlıktır. Tiroid bezlerinin az ya da çok çalışması ile ortaya çıkan rahatsızlık unutkanlık, yorgunluk ve aşırı kilo alımı ile kendini belli edebilir. Tiroid bezinin az (hipotiroidi) ya da normalden fazla (hipertiroidi) çalışması durumunda kadın adet düzensizlikleri yaşayabilir ve gebe kalmakta zorlanabilir. Bu sorunu yaşayan kadınların […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/hamilelik-oncesi-tanilanmis-hastaliklar/"&gt;Hamilelik Öncesi Tanılanmış Hastalıklar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;TİROİD&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tiroid, ülkemizde sıklıkla karşılaşılan ve özellikle kadınlarda görülen bir rahatsızlıktır. Tiroid bezlerinin az ya da çok çalışması ile ortaya çıkan rahatsızlık unutkanlık, yorgunluk ve aşırı kilo alımı ile kendini belli edebilir. Tiroid bezinin az (hipotiroidi) ya da normalden fazla (hipertiroidi) çalışması durumunda kadın adet düzensizlikleri yaşayabilir ve gebe kalmakta zorlanabilir. Bu sorunu yaşayan kadınların hamilelikleri önlem alınmadığı taktirde düşükle neticelenebilmektedir. Hastalığın erken döneminde tedaviye başlanması büyük önem arz eder. Tedavisine başlanmış ve tiroid fonksiyonları normale dönmüş kadınlarda gebelik süreci riskli olmamakla birlikte kontrolü elden bırakmamak ve ölçümleri yaptırmak gerekir. Özellikle gebeliğin ilk ayında TSH ve tiroid bezi fonksiyonları ölçülmelidir. Gebeliğin ilk ayında fetuse plasenta ile ulaşan tiroid hormonu bebeğin beyin gelişimi etkileyen önemli bir hormondur. Bu nedenle annedeki tiroid bezlerinin fonksiyonu bebek açısından önemlidir. TSH ölçümünde normali aşan değerlere rastlanması tüp bebek tedavisini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle tüp bebek düşünen anne adaylarının süreç öncesi tiroid ölçümlerini yaptırması önemlidir. Hamilelik öncesinde tiroid tanısı almış ve ilaç kullanmaya başlamış kadınlar gebe kaldıklarında ilaç tedavisine doktorun yeniden düzenleyeceği dozlarla devam edebilirler. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ŞEKER&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Diyabet (şeker hastalığı) teşhisi almış olan kadınların hamile kalması, yaygın ve yanlış bilginin aksine mümkündür. Ölçümlerini düzenli yaptıran, beslenmesine hastalığı çerçevesinde dikkat eden diyabetli kadınların bebek sahibi olmasına engel bir durum yoktur. Diyabette temel mesele kadının hastalığını tanıması ve durumuna uygun bir yaşantı benimsemiş olmasıdır. Tehlike, gebelik öncesinde şeker hastalığının varlığı ve müdahale edilmemiş olması ile ortaya çıkar. Gebelik öncesi hastalığın süresi, seyri ve seviyesi, gebelikte bebeği etkileyebilir. İleri vakalarda, bebekte omurilik, kalp, böbrek ve yüz anomalileri görülebilir. Dolayısıyla planlı hamileliklerde, gebeliğin birkaç ay öncesinde diyabete müdahale etmek, yeni bir beslenme düzeni, gereken zamanlarda kontrole gitmek anneyi gebelik sürecine hazırlar ve sağlıklı bir hamilelik için gerekli zemini hazırlamaya yardımcı olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ENDOMETRIAZIS&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Endometrium denen rahim içi doku, batındaki başka dokulara yerleştiğinde endometriazis denen rahatsızlık ortaya çıkar. Nedeni tam olarak belirlenememişti ancak en yaygın kanı, adet kanamaları sırasında vücuttan atılan dokunun tüplerden geçerek batın denen karın boşluğuna yerleşmesi ve burada gelişimini sürdürmesidir. Endometriazis kısırlığa neden olabilen bir hastalıktır ve tıbbi müdahale gerektirir. Ağrılı adet dönemi, ağrılı cinsel ilişki, ailede endometriyazis hikâyesinin varlığı, sırt ağrısı, dışkılama sırasında ağrı gibi belirtiler endometriyazisi işaret ediyor olabilir. Endometriyazis spermleri öldüren toksik bir ortam yaratabilir, tüpleri tıkayabilir, yumurtlama fonksiyonunu bozabilir ve embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle gebelik öncesi konmuş endometriyazis tanısına, dikkatli bir tedavi süreci ile yaklaşmak gerekir. tedavide amaç ağrıları ve kısırlığa yol açan faktörleri ortadan kaldırmaktır. İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı noktalarda cerrahi müdahale gerekebilir.  Cerrahi müdahaleden 6-8 ay sonra doğal gebelik beklenir. Gerçekleşmiyorsa, kadının yaşı da göz önünde bulundurularak tüp bebek tedavisine başlanabilir. 35 yaş üzeri endometriyazis tanısı almış kadınların %60’ı tüp bebek tedavisi ile anne olabilmektedirler. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;OTOİMMUN HASTALIKLAR&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Otoimmünolojik infertilite yani bağışıklık sistemi kaynaklı kısırlık pek çok farklı rahatsızlıktan kaynaklanıyor olabilir. Bu rahatsızlıkların başlıcaları arasında çölyak, crohn, multiple skleroz, polikistikover ve lupus sayılabilir. Bağışıklık sistemi en basit ifade ile protein kimliğini tespit etmek üzerine kuruludur. Vücut kendi proteinleri ile yabancı bir virüs ya da bakterinin proteinlerini ayırır ve yabancıyı bir düşman olarak görerek savaş açar. Otoimmün hastalığı olan kadınların vücudu, bebeğe ait proteinleri de bir yabancıya ait kabul ede ve kendini korumak adına bu yabancıyı vücudun dışına atma eğilimi gösterir. Bu da gebeliğin düşükle sonlanmasına neden olur. Gebeliği düşükle neticelenen kadınlarda öncelikle yapılması gereken düşüğün sebebini tespit etmektir. Otoimmün hastalıklardan kaynaklı olup olmadığını anlamak için bağışıklık testi yapılabilir. Gerekli tespitin ardından sorun odaklı tedavilerle kadının gebe kalması ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmesi mümkündür.  &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/hamilelik-oncesi-tanilanmis-hastaliklar/"&gt;Hamilelik Öncesi Tanılanmış Hastalıklar&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item></channel></rss>