<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"><channel><title>Tuğba Özcan – Bağışıklık</title><atom:link href="https://frenolaxivuma.shop/author/tugba-ozcan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml"/><link>https://frenolaxivuma.shop</link><description>Bağışıklık Sistemi Hakkında Her Şey!</description><lastBuildDate>Tue, 01 Jun 2021 11:52:37 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.0.12</generator><image><url>https://frenolaxivuma.shop/wp-content/uploads/cropped-favicon-bagisiklik-32x32.png</url><title>Tuğba Özcan – Bağışıklık</title><link>https://frenolaxivuma.shop</link><width>32</width><height>32</height></image><item><title>Sigaranın Sağlığa Zararları</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sigaranin-sagliga-zararlari/</link><dc:creator>Tuğba Özcan</dc:creator><pubDate>Tue, 01 Jun 2021 11:52:37 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>sağlıklı yaşam</category><category>sigara</category><category>sigaranın sağlığa zararları</category><category>sigaranın zararları</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6524</guid><description>&lt;p&gt;Ülke olarak maalesef neredeyse her yıl sigara tüketimi konusunda dünya da ilk 10 da yer almaktayız. Türkiye istatistik kurumu verilerine göre ülkemizde yılda yaklaşık 100.000 kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Bu da her 6 dakikada 1 kişinin ölümü demektir.  Tam olarak bu sebeplerle bu haftaki konumuz; sigaranın sağlığa zararları. Kendi sağlığımızla beraber […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sigaranin-sagliga-zararlari/"&gt;Sigaranın Sağlığa Zararları&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Ülke olarak maalesef neredeyse her yıl sigara tüketimi konusunda dünya da ilk 10 da yer almaktayız. Türkiye istatistik kurumu verilerine göre ülkemizde yılda yaklaşık 100.000 kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Bu da her 6 dakikada 1 kişinin ölümü demektir.&lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tam olarak bu sebeplerle bu haftaki konumuz; &lt;b&gt;&lt;i&gt;sigaranın sağlığa zararları&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; Kendi sağlığımızla beraber başkalarının sağlığını ne kadar olumsuz etkilediğimiz hakkında bir kez daha bilgi edinelim.&lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sigara dumanı içerisinde; formaldehit, siyanür, amonyak, karbon monoksit, naftalin, kadmiyum (pil asidi), aseton (oje çıkarıcı), fare zehiri, kömür dumanı, egzoz gazında da bulunan yaklaşık 4.000 kimyasal madde içerir. Tam olarak zehir içiyorsun dediğimiz tabirin aslında gerçek olduğunu görüyoruz. Maalesef ki bu zehiri sadece kendimiz içmiyoruz. Çevremizdekileri de içmek zorunda bırakıyoruz.&lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Sigaranın vücudumuzda etkilediği sistemlere şöyle bir göz atalım.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Solunum sistemi rahatsızlıkları&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sigara dumanında bulunan zararlı maddeler, solunum yollarına zarar vererek tahrişe sebep olur ve solunum sistemini enfeksiyonlara açık bir hale getirir. Sürekli sigara tüketen kişilerde kronik öksürük, balgam, solunum güçlüğü gibi şikayetler sık olarak gözlenmektedir. Ayrıca akciğerlere zarar veren sigara dumanı astım ve KOAH gibi hastalıkların en büyük sebepleri arasındadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Kalp damar rahatsızlıkları&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sigara dumanında bulunan karbonmonoksit kandaki oksijenin taşınmasını azaltır, kan basıncını arttırır, kan hücrelerinin pıhtılaşma eğilimini arttırır ve egzersiz toleransının azalmasına sebep olur. Ayrıca sigara iyi huylu kolesterol olarak adlandırdığımız HDL kolesterolün kandaki seviyelerini azaltır ve damar duvarlarında kalınlaşmalar gözlenmesine sebep olur. Damarlarda gözlenen bu değişim ise kalp krizlerinin en büyük nedeni olmakla birlikte vücutta birçok olumsuz etkisinden söz edebiliriz; felç, inme, böbrek yetmezliği, gangren vb. Her yıl gözlenen kalp hastalıklarının %20’si sigara kaynaklıdır. &lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Kanser&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sigara içenler, içmeyenlere göre 2 kat daha fazla kanser riski taşımaktadır. Kanser sebebiyle gözlenen ölümlerin neredeyse ¼’ü sigara nedenlidir. Sigaranın en çok sebep olduğu kanser türü, akciğer kanseridir. Ayrıca &lt;i&gt;gırtlak kanseri, böbrek kanseri, mesane kanseri, burun ve yutak kanseri, yemek borusu kanseri, kan kanseri, meme kanseri, rahim ağzı kanseri, karaciğer kanseri, pankreas kanseri&lt;/i&gt; de sebep olduğu kanser türleri arasındadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Cilt sağlığı&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hücrelere taşınan oksijeni engelleyen sigara dumanı cilt renginde değişikliklere; gri, solgun ve hasta görünmemize sebep olur. Ayrıca sigara, cildin incelmesine, erken kırışıklıklara, egzema ve akne gibi sağlık sorunlarına sebep olur.&lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Ağız ve diş sağlığı&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sigara dumanında bulunan katran dişlerde sararmaya ve kahverengi lekelere, ağız boşluğunda bakteri oluşumuna neden olur. Çoğalan bakteriler ağız kokusunu ve diş çürüklerinin yanı sıra erken diş kaybına neden olabilecek diş eti hastalıklarına sebep olur.&lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Diyabet&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kan şekerinin ani yükselme veya düşüşleri, kontrol atına alınamayan kan şekeri seviyeleri kan damarlarına zarar verebilir. Sigara kullanımı ile birleşen diyabette; kalp krizi, inme ve kardiyovasküler hastalıkların görülme ihtimali daha yüksektir.&lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Göz, böbrek ve sinir hasarı gibi diyabetik komplikasyonlar sigara içenlerde daha sık görülür. &lt;span class="Apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Cinsel sağlık&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Düzenli sigara kullanımı erkeklerde sperm kalitesinde bozulmalara ve kan akışını bozduğu için erektil disfonksiyona sebep olur. Kadınlarda ise östrojen dengesinde bozukluklara, genital herpes, rahim ağzı kanseri gibi rahatsızlıkların görülme riskini arttırır. Ayrıca oral kontraseptiflerle kullanımlarda kardiyovasküler rahatsızlıklara sebep olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gebelik&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gebelikte kullanılan sigara içerisindeki zararlı maddeler direk bebeğe ulaşır. Bunun sonucunda; düşük, erken ya da ölü doğum, büyüme geriliği gibi komplikasyonlar görülmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Sigara tedavisinde kullanılan ilaçlar&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sigarayla ilgili yapılması gereken en önemli şey sigaraya hiç başlamamaktır.&lt;span class="Apple-converted-space"&gt;  &lt;/span&gt;Ancak başlanmış ve bırakılması isteniyorsa öncelikle sigaranın kendimizi ve çevremizdekileri ne denli olumsuz etkilediğini kabul etmeli ve bırakmak konusunda kararlı olmalıyız. Bu aşamadan sonra bir hekime ya da eczacınıza danışarak kullanabileceğimiz ürünler; nikotin sakızı (içerisinde sadece nikotin barındırır, sigara içerisinde yer alan diğer zararlı hiçbir maddeyi bulundurmaz), nikotin bandı ya da ilaçla tedavidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yalnızca diyabet hastaları sigarayı bırakırken bazı özel kurallara uymalıdır. Çünkü sigara içmek insülin direncini ve dolayısıyla kan şekerini artırabilir. Sigara bırakıldığında insülin dozlarının yeniden ayarlanması gerekir. Ayrıca nikotin yoksunluğu düşük hipoglisemiyi andıran semptomlara neden olabilir. Bu sebeple sigarayı bırakmaya karar veren diyabet hastaları bir uzmandan destek almalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sigaranin-sagliga-zararlari/"&gt;Sigaranın Sağlığa Zararları&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Sitokin Fırtınası Nedir?</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sitokin-firtinasi-nedir/</link><dc:creator>Tuğba Özcan</dc:creator><pubDate>Mon, 26 Apr 2021 10:31:10 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>sağlıklı yaşam</category><category>sitokin</category><category>sitokin fırtınası nedir</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6359</guid><description>&lt;p&gt;Sitokin bağışıklık sistemimize ait hücrelerin salgıladığı ya da salgılanmasına olanak sağlayan ve vücudumuzu dışarıdan gelen zararlı organizmalara karşı koruyan bağışıklık sistemi ürünleridir. Vücudumuza giren yabancı organizmalara karşı iki türlü yanıt oluşabilir. Ya vücudumuz bu organizma ila daha önceden karşılaşmıştır ve onu nasıl yok edeceğini biliyordur. Böylelikle tekrar karşılaştığında sitokinleri organizma üzerine salarak vücudumuzu korur. Ya […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sitokin-firtinasi-nedir/"&gt;Sitokin Fırtınası Nedir?&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Sitokin bağışıklık sistemimize ait hücrelerin salgıladığı ya da salgılanmasına olanak sağlayan ve vücudumuzu dışarıdan gelen zararlı organizmalara karşı koruyan bağışıklık sistemi ürünleridir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Vücudumuza giren yabancı organizmalara karşı iki türlü yanıt oluşabilir. Ya vücudumuz bu organizma ila daha önceden karşılaşmıştır ve onu nasıl yok edeceğini biliyordur. Böylelikle tekrar karşılaştığında sitokinleri organizma üzerine salarak vücudumuzu korur. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ya da daha önce bu yabancı organizma ile karşılaşmamıştır ve ilk karşılaşmasında onu tamamen yok edebilmek için fazla miktarda sitokin salgılar. Ancak bu sitokinler böyle bir ortamda yabancı olsun ya da olmasın bütün dokulara saldırabilir. İşte bağışıklık sistemimizin yabancı organizmalara karşı vermiş olduğu yanıtın, normal vücut dokularımıza zarar vermeye başlamasına, vücudumuzda şiddetli enflamasyonlar, kan dolaşım sisteminde dengesizlikler, çoklu organ yetmezlikleri ve maalesef ölümlerle sonuçlanabilen bu tabloya Sitokin Fırtınası diyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Covıd-19 salgınında virüs öncelikli olarak akciğerlere zarar verdiği için, bağışıklık sistemimiz sitokinleri ilk olarak akciğer üzerine salgılar. Ve saldırıya geçen sitokinler akciğer dokusuna da zarar vermeye başlar. Bunun sonucunda ise Akut Solunum Distres Sendromu (ARDS) dediğimiz ve solunum güçlüğü olarak da bilinen rahatsızlık ortaya çıkabilir. Bu noktadan sonra hastalar yoğun bakım ünitelerine alınabilir, hatta entübe edilebilir.  &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tabi ki bu tablo her hastada aynı şekilde ilerlememektedir. Covıd-19 salgınında bazı bireyler virüsten hiç etkilenmezken bazı bireyler ise hastalığı ağır olarak atlatmaktadır ve bunun nedeni tam olarak hala bilinmemektedir. Ancak bilinen tek ve kesin olan şey hastalığa karşı bağışıklık sistemlerimizin verdiği yanıtın önemidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Covıd-19 hastaları üzerinde yapılan bazı analizlerde; bağışıklık sistemi hücrelerinin ve salgılarının, hastalığın başlangıç seviyelerine göre hastalık ilerledikçe arttığı; yoğun bakım ünitesindeki hastalarda, yoğun bakım gerektirmeyen hastalara oranlar daha fazla olduğu belirlenmiştir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hastalığı geçirmekte olan ve seyri ağır ilerleyen hastalar için sitokin fırtınası varlığını gösteren bazı testler bulunmaktadır. Bunlar;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;➢	Giderek artan CRP değerleri&lt;br /&gt;
➢	Ferritin artışı&lt;br /&gt;
➢	Fibrinojen düşüşü&lt;br /&gt;
➢	Karaciğer enzimlerinde yükselme&lt;br /&gt;
➢	D-dimer yükselmesi&lt;br /&gt;
➢	Koagülopati&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu laboratuvar testleri hekim tarafından önerilip değerlendirilerek doğru tedavilerin uygulanması gerekmektedir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Peki tedavisi ne şekilde olmaktadır?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tedavi protokolleri farklılık göstermekle birlikte şu sıralar yoğun bakım hastalarında kortıkosteroıd tedavileri olumlu yanıtlar vermektedir. Ancak bunun dışında daha seçici anti-sitokin tedavileri de bulunmaktadır.&lt;br /&gt;
Ayrıca önemli bir hatırlatma yapmak isterim! Bağışıklık sisteminde immünmodulatör etki yapan sambucus nigra, pelargonıum siloıdes gibi bitkisel ekstraktlar hastalık esnasında kullanılmamalıdır. Çünkü hastalık esnasından zaten bağışıklık sistemimiz oldukça uyarılmış halde olduğu için bir de dışarıdan ekstra bir uyaran ile müdahale etmemeliyiz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu tarz bitkisel ekstraktları hasta olmadan önce veya hastalık sonrasında, kış aylarında, bağışıklığımızın düştüğünü hissettiğimiz zamanlarda belirli aralıklarla kullanmalıyız. 2-3 ay aralıksız kullanmak yerine 10 gün kullanıp 5 gün ara vererek daha etkili sonuçlar elde edebiliriz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sağlıkla kalın!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/sitokin-firtinasi-nedir/"&gt;Sitokin Fırtınası Nedir?&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Muadil İlaç Nedir?</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/muadil-ilac-nedir/</link><dc:creator>Tuğba Özcan</dc:creator><pubDate>Thu, 08 Apr 2021 08:58:21 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>ilaç</category><category>muadil ilaç</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6225</guid><description>&lt;p&gt;(Öncelikle yazı içerisinde kullanacağım “ilaç = etkin madde = molekül” aynı anlamlara gelmektedir.) Eczaneye uğrayan her birey yüksek ihtimalle “eşdeğerini veriyorum” ya da “muadili var” gibi cümlelerle karşılaşmış olabilir. Bu noktada tabi ki tercih hakkı bizlere ait olmakla birlikte eşdeğer dediğimiz kavramı açıklamak istiyorum. Eşdeğer = muadil veya farmasötik eşdeğer; aynı etkin maddeyi yani bizleri […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/muadil-ilac-nedir/"&gt;Muadil İlaç Nedir?&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;(Öncelikle yazı içerisinde kullanacağım “ilaç = etkin madde = molekül” aynı anlamlara gelmektedir.)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eczaneye uğrayan her birey yüksek ihtimalle “eşdeğerini veriyorum” ya da “muadili var” gibi cümlelerle karşılaşmış olabilir. Bu noktada tabi ki tercih hakkı bizlere ait olmakla birlikte eşdeğer dediğimiz kavramı açıklamak istiyorum. Eşdeğer = muadil veya farmasötik eşdeğer; aynı etkin maddeyi yani bizleri tedavi edecek nitelikteki ilacı, aynı miktarlarda ve aynı formlarda içeren sadece farklı firmalar tarafından üretilen ve farklı isimleri olan ilaçlar demektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir ilaç molekülünün bulunması için onlarca yıl gerekmektedir ve yapılan laboratuvar çalışmalarından sonra klinik çalışmalara geçilmektedir. Bu süreçlerde ilaç molekülünün yapısı, stabilitesi, etki mekanizması, tedavi dozu, yan etkileri, vücuttaki dağılımı, emilimi, atılımı, güvenilirliği tespit edilmektedir. Ve bütün bu süreçler tamamlandıktan sonra ilaç moleküllerinin kullanımlarına sağlık otoriteleri tarafından onay verilmektedir. Bu onayla birlikte etkin madde patentlenmektedir ve işte eşdeğer dediğimiz kavramlar bu patent süreleri bittikten sonra ortaya çıkmaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Etkin maddenin patent süresi bittikten sonra eşdeğer ilaçlar, yine sağlık otoritelerine, aynı dozda aynı etkiyi gösterdiklerini çeşitli çalışmalarla kanıtladıktan sonra onay almakta ve hastaların kullanımlarına sunulmaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eşdeğer dediğimiz ilaçların tek avantajları, ilk ilaç molekülü (referans ilaç) gibi klinik çalışmaları yapmak zorunda değildir. Çünkü zaten aynı etkin madde kullanılacaktır ve etkililiği, güvenliği hem klinik çalışmalarca hem de pazarlama sonrası verilerle zaten kanıtlanmıştır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sebeple bizlere “eşdeğeri var” dendiğinde kesinlikle tedirgin olmamalıyız. Çünkü biz eczacıların önerdiği ilaçlar, tamamen sağlık bakanlığından referans ürün ile aynı tedavi edici etkiye sahip olduklarına dair onay almış olan ilaçlardır. Eşdeğer önerilerimiz bunun dışında olmamaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mesela “parasetamol” hepimizin hayatında mutlaka bir dönem kullandığı ve neredeyse bütün reçetelerde olan, özellikle de covid sürecinde çok tercih edilen, emziren annelerin kurtarıcısı bir ağrı kesici ve ateş düşürücüdür. Ve parasetamolün yaklaşık 12 eşdeğeri vardır. Her ilacın bu kadar olmasa da 3 – 5 tane eşdeğeri bulunmaktadır ve bir eczanenin bütün eşdeğerleri bulundurması mümkün değildir. Bu sebeple de eşdeğer ilaç önerdiğimiz olmaktadır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eşdeğer ilaçlar içerisinde bulunan yardımcı maddeler farklılık gösterebilir. Ancak bunlar ilacın stabilitesi, rengi, tadı gibi özelliklere sahip maddelerdir ve tedavi edici özelliklerden sorumlu değildirler. Eğer bu yardımcı maddelerden spesifik olarak alerjimiz olan varsa bunu da mutlaka belirtmeliyiz. Tıpkı herhangi bir ilaca karşı alerjimiz olduğunu biliyorsak, bunu da belirtmemiz gerektiği gibi. Çünkü bu durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eşdeğer ilaç etkisiz ilaç demek değildir. Aksine size tedavi edecek olan ilacın bire-bir aynısıdır. Lütfen bunu unutmayalım! &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sağlıkla kalın!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/muadil-ilac-nedir/"&gt;Muadil İlaç Nedir?&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Beta-Glukanın Saymakla Bitmeyen Faydaları</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/beta-glukanin-saymakla-bitmeyen-faydalari/</link><dc:creator>Tuğba Özcan</dc:creator><pubDate>Wed, 31 Mar 2021 07:37:57 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>beta glukan</category><category>beta glukan faydaları</category><category>beta glukan yararları</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6145</guid><description>&lt;p&gt;Beta-glukan, bitki, mantar, alg, maya ve bazı bakterilerin hücre duvarının bileşeni olan doğal polimerlere verilen genel bir isimdir. Buğday, arpa, yulaf, pirinç gibi çok sık tükettiğimiz tahıllardan ve bazı mantar, bakteri, maya ve yosun türlerinden de elde edilebilmektedir. Beta-glukanların bağışıklık stimülanı, antitümoral, antienflamatuvar, kolesterol düşürücü, antidiyabetik, antimikrobiyal, antiviral, hepatoprotektif, antiallerjik, radyoprotektif, antioksidan, antikoagülan etkileri olduğu […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/beta-glukanin-saymakla-bitmeyen-faydalari/"&gt;Beta-Glukanın Saymakla Bitmeyen Faydaları&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Beta-glukan, bitki, mantar, alg, maya ve bazı bakterilerin hücre duvarının bileşeni olan doğal polimerlere verilen genel bir isimdir. Buğday, arpa, yulaf, pirinç gibi çok sık tükettiğimiz tahıllardan ve bazı mantar, bakteri, maya ve yosun türlerinden de elde edilebilmektedir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Beta-glukanların bağışıklık stimülanı, antitümoral, antienflamatuvar, kolesterol düşürücü, antidiyabetik, antimikrobiyal, antiviral, hepatoprotektif, antiallerjik, radyoprotektif, antioksidan, antikoagülan etkileri olduğu bilinmektedir. Ayrıca, beta-glukan özellikle Japonya’da kanser hastalarında, kanser tedavisinde ve kanserlerin nüks etmesini önlemek amacıyla kullanılmaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Beta-glukanların vücudumuzdaki olumlu etkilerine şöyle bir göz atalım;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kolesterol düşürücü; kolesterol ve trigliserid seviyelerinde azalmaya sebebiyet vermekte ve kalp hastalıklarının önüne geçmede önemli bir etki göstermektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Antidiyabetik; tip 2 diyabet hastalarında, gastrik boşaltımı geciktirerek sindirim ve emilimi yavaşlatarak ya da bağırsakta çeşitli reseptörleri uyararak insülin/glukoz dengesini sağlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Antihipertansif; tansiyon düşürücü etkilerini, özellikle yulaf tahıl grubuyla beslenme sonucunda hem sistolik hemde diyastolik tansiyonu düşürerek gösterir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İmmünmodülatör; bağışıklık sistemi üzerine olan etkilerini ise doğal ve kazanılmış bağışıklığı aktifleştirerek gerçekleştirmektedir. Virüs, bakteri, parazit ve fungal patojenlere karşı oluşan cevabın güçlenmesinde etkili olmaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Antikanserojen; bir diğer olumlu özellik ise beta-glukanların kanser tedavisinde kullanılıyor olmasıdır. Uzun yıllardır Japonya’da Shitake mantarından elde edilen ‘lentinan’ mide ve kolorektal kanserlerin tedavisinde lisanslı olarak kullanılmaktadır. Bu kanserlerin tedavisindeki yeri tam anlaşılamamış olsa da immün sistemi aktifleştirerek tümörlü hücrelerin yok edilmesini sağladığı düşünülmektedir. Beta-glukanlar ayrıca akciğer, meme, prostat ve over kanserlerinde de kullanılmaktadır. Yapılan bazı çalışmalarda kanser tedavilerinde beta-glukan kullanılmasının, tümörün küçülmesine, hastaların yaşam kalitesinin artmasına, metastazın azalmasına ve nükslerin önlenmesine olanak sağladığı bildirilmiştir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca kanser tedavisinde yeni bir yaklaşım olan ve sadece tümörlü hücreyi hedef alan monoklonal antikor tedavilerinde de beta-glukan kullanımı, tümör gerilemesi ve hastaların yaşam sürelerine ve kalitelerine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Beta-glukanlar kullanım formları açısından yetişkinlerde tablet, çocuklarda ise şurup formuna sahiptir. Beta-glukanlar her yaş grubunun kullanabileceği besin destekleridir.&lt;br /&gt;
Sağlıkla kalın!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/beta-glukanin-saymakla-bitmeyen-faydalari/"&gt;Beta-Glukanın Saymakla Bitmeyen Faydaları&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Akılcı İlaç Kullanımı</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/akilci-ilac-kullanimi/</link><dc:creator>Tuğba Özcan</dc:creator><pubDate>Wed, 24 Mar 2021 08:13:21 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>akılcı ilaç</category><category>akılcı ilaç kullanımı</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6086</guid><description>&lt;p&gt;Bu hafta önemli bir halk sağlığı konusuna değinmek istiyorum; ilaçların akılcı ve doğru kullanımı! Toplumumuzda birçok kişi ‘komşuma iyi gelmiş bana da gelir’, ‘yeğenim tavsiye etti’, ‘ama çok ağrım var antibiyotik geçirir’ gibi yorumlarla birçok kronik (tansiyon, diyabet, astım) ve akut (soğuk algınlığı, ağrı, kabızlık gibi) tedavilerde kullanılan ilaçları bilinçsiz ve bilgisiz bir şekilde tüketmektedir. […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/akilci-ilac-kullanimi/"&gt;Akılcı İlaç Kullanımı&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Bu hafta önemli bir halk sağlığı konusuna değinmek istiyorum; ilaçların akılcı ve doğru kullanımı! Toplumumuzda birçok kişi ‘komşuma iyi gelmiş bana da gelir’, ‘yeğenim tavsiye etti’, ‘ama çok ağrım var antibiyotik geçirir’ gibi yorumlarla birçok kronik (tansiyon, diyabet, astım) ve akut (soğuk algınlığı, ağrı, kabızlık gibi) tedavilerde kullanılan ilaçları bilinçsiz ve bilgisiz bir şekilde tüketmektedir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte bu sebeplerden ötürü Dünya Sağlık Örgütü 1985 yılında akılcı ilaç kullanımı için bir tanım geliştirdi; ‘kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre uygun ilacı, uygun dozda, uygun sürede en uygun maliyetle ve kolaylıkla kullanabilmeleri.’&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu durumda bu zincirdeki hasta-hekim-eczacı ve bazı durumlarda da hasta yakınlarına önemli sorumluluklar düşmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hastanın yaşadığı problemi en doğru şekilde ifade etmesi ve kendini anlatmaktan asla utanmaması ya da eksik bilgi vermemesi gerekmektedir. Çünkü paylaşılan her eksik bilgi hekimin tedavi protokolünü etkilemektedir ve hastaların etkili tedaviye ulaşmalarını engellemektedir. Ayrıca hasta kendini ifade etmeden ilaç odaklı bir şekilde ‘şu ilacı istiyorum, bunu yazar mısınız?’ şeklinde hekime başvurmamalıdır. Bu tarz yaklaşımlarda tedaviyi olumsuz etkilemektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nezle ya da grip olan birisi antibiyotiğe sarılmamalıdır. Bu tarz rahatsızlıklar virüs kaynaklıdır ve antibiyotiklerin bu hastalıkları tedavi etmesi mümkün değildir. Ayrıca antibiyotikler ağrıyı kesmez, ateşi düşürmez ve aksine bağırsak florasında yer alan dost bakterilerimizin sayısını azaltabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Evde yarım kalan, açıldıktan sonra üzerinden uzun süre geçmiş olan ilaçları tekrar kullanmakta doğru değildir. Çünkü eczanelerin ve ecza depolarının ilaçların saklanmasına yönelik ilgili mevzuatları vardır ve bu mevzuatlara göre denetlenirler. Bu ortamlardan çıkan ilaçların, özellikle üzerinden zaman geçmişse, stabilitesinde bozulma, etkinliğinde azalma hatta toksik etkilerin ortaya çıkması gibi durumlarla karşılaşılabilir.&lt;br /&gt;
Hamilelik ve emzirme dönemlerinde bulunan hastalar mutlaka ilaç kullanımı için hekim ve eczacıya danışmalıdır. İlaçlar mutlaka çocukların erişemeyeceği yerlerde saklanmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hekimler, hastaların ilaç geçmişlerini ve hastalıklarını detaylı bir şekilde öğrenmeli ve uygun teşhisi koymalıdırlar. Gereksiz yere antibiyotik, pahalı ilaçlar, uygunsuz ilaç tercihi gibi durumların önüne geçmeye çalışmalıdırlar. Mümkün mertebe hastalara ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri, hamilelik ve emzirme gibi durumlarda neler yapılacağı anlatılmalıdır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eczacılar ise ilacın kullanımı, etkilerinin neler olduğu, ne kadar süreyle kullanılacağı, yan etkileri, besinlerle etkileşimleri, maksimum dozu, yanlış kullanımda nelerle karşılaşabilecekleri, ilaç etkileşimleri vb. konularda hastalarla daha verimli iletişim kurabilmektedir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hastalığımız ve ilacımızla ilgili gerekli bilgileri sormak en doğal hakkımız bunu unutmayalım!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Akılcı olmayan ilaç tercihleri ve sonuçları ile ilgili birkaç örnek vererek aslında ne kadar önemli olduğunu vurgulamak isterim;&lt;br /&gt;
Sedef hastalığı yaşayan bir hastaya doktoru tarafından oldukça pahalı ve yan etki profili yüksek bir ilaç reçeteleniyor. Ancak doktor hastanın karaciğerinde de problem olduğu bilgisini atlıyor. Eczanede ise ilacın &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kullanımı yanlış tarif ediliyor; 2 haftada bir kullanılması gereken ilaç haftada 1 kez kullanılıyor. Hasta ise tam olarak ne doktoruna ne de eczacısına ilaçla ilgili hiçbir şey sormuyor ve her şeye tamam diyor. 2 aylık bir tedaviden sonra hasta siroz tanısı ile hastaneye kaldırılıyor ve 2 hafta müşahede altında tutuluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yanlışlıkla doğum kontrol hapını erkeğin içtiği eşinin hamile kalmasından sonra yanlış yaptıklarını fark ettikleri ya da akciğer uygulaması olan ilaçların doğru anlatılmaması, hastanın da sorgulamaması sebebiyle göğüs yüzeyine (yani cilde) sıkıldığı ve hastanın tedavi edilemediği durumlarla maalesef ki karşılaşılmıştır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yüzden sağlıklı bir tedavi için sağlıklı iletişim gereklidir. Sağlıkta iletişim olmazsa tedavi mümkün değildir! Sağlıkla kalın!  &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/akilci-ilac-kullanimi/"&gt;Akılcı İlaç Kullanımı&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item><item><title>Dost mikroorganizmalar; Probiyotikler & besin kaynağı Prebiyotikler</title><link>https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dost-mikroorganizmalar-probiyotikler-besin-kaynagi-prebiyotikler/</link><dc:creator>Tuğba Özcan</dc:creator><pubDate>Wed, 17 Mar 2021 10:37:12 +0000</pubDate><category>Wellness Önerileri</category><category>besin kaynağı</category><category>probiyotikler</category><category>sağlıklı yaşam</category><guid isPermaLink="false">https://frenolaxivuma.shop/?p=6036</guid><description>&lt;p&gt;Probiyotik; kelime anlamı olarak ‘yaşam için’ demektir. Probiyotikler bağırsak florasındaki dengeyi geliştirerek kişinin sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalardır. Vücudumuzda normal hücrelerin 10 katı kadar fazla mikroorganizma bulunmaktadır ve bunların en çok bulunduğu sistem gastrointestinal sistemdir. Peki bu mikroorganizmalar gastrointestinal sistemimize ne şekilde dağılmıştır; Mide Lactobacillus, Streptococcus, Staphylococcus İleum Bifidobacterium, Bacteroides, Lactobacillus, Streptococcus, Staphylococcus, Clostridium, Enterobacteria, […]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dost-mikroorganizmalar-probiyotikler-besin-kaynagi-prebiyotikler/"&gt;Dost mikroorganizmalar; Probiyotikler & besin kaynağı Prebiyotikler&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</description><content:encoded>&lt;p&gt;Probiyotik; kelime anlamı olarak ‘yaşam için’ demektir. Probiyotikler bağırsak florasındaki dengeyi geliştirerek kişinin sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalardır. Vücudumuzda normal hücrelerin 10 katı kadar fazla mikroorganizma bulunmaktadır ve bunların en çok bulunduğu sistem gastrointestinal sistemdir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Peki bu mikroorganizmalar gastrointestinal sistemimize ne şekilde dağılmıştır; &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mide&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Lactobacillus, Streptococcus, Staphylococcus&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İleum&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bifidobacterium, Bacteroides, Lactobacillus, Streptococcus, Staphylococcus, Clostridium, Enterobacteria, Maya&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Duodenum jejunum&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Lactobacillus, Streptococcus, Bifidobacterium, Staphylococcus, Enterobacteri, Maya&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kalın bağırsak&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bifidobacterium, Bacteroides, Eubacterium, Peptostreptococcus, Lactobacillus, Streptococcus, Fusobacterium, Clostridium, Enterobacteria (E. coli), Maya&lt;br /&gt;
Görüldüğü üzere mikroorganizmaların hem sayıca hem de çeşit olarak en yoğun olduğu gastrointestinal sistem organı, kalın bağırsaktır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Anne karnındaki bebeklerin sindirim sisteminde herhangi bir mikroorganizma yoktur. Doğumla birlikte bebeklerin florası oluşmaya başlar. Normal vajinal doğum ve anne sütü ile beslenme bebeklerin normal florasının hızlıca oluşmasını sağlar. Sezaryen doğumda ise yine anne sütü ve mamalar ile desteklenen flora bir miktar daha geç oluşmaktadır. Bu durum hastalıklara karşı eğilimi bir miktar arttırmaktadır. Bir bireyin normal ve sağlıklı florası 2 yaş civarında oluşmaktadır ve küçük değişiklikler dışında yaşam boyu bu şekilde kalmaktadır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu küçük dediğimiz ama aslında vücudumuz ve sağlığımız için oldukça büyük etkilere sebep olan değişiklikler ise;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kronik hastalıklar (irritabl barsak hastalıkları, otoimmün hastalıklar, diyabet, alerjik hastalıklar, kalın barsak hastalıkları), antibiyotik kullanımı, rafine ve steril gıda tüketimi, lif açısından fakir gıdalar, çevresel kirlilik, kimyasal bulaş gibi faktörler barsak florasının bozulmalara sebep olabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Peki probiyotikler için faydalı diyoruz ama bu faydalarını ne şekilde sağlıyorlar?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;➢	Patojen bakterilerin, barsak epiteline yapışmasını ve çoğalmasını önlerler&lt;br /&gt;
➢	Toksinlerin nötralize olmasını sağlarlar&lt;br /&gt;
➢	Gastrointestinal sistemdeki enzimatik reaksiyonu uyarabilirler&lt;br /&gt;
➢	İmmün sistemi uyarırlar&lt;br /&gt;
➢	Karsinojen oluşumuna engel olurlar ve kanserojen maddeleri tüketirler&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu etkilerden yola çıkarak hangi hastalıkların tedavisinde kullanıldıklarını tahmin edebilir ve sıralayabiliriz;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Virüslere, antibiyotiklere bağlı diyarelerde, iltihabi bağırsak rahatsızlıklarında, alerjik hastalıklarda, cerrahi işlemler sonrasında, başta kalın barsak kanserleri olmak üzere kanserlerin önlenmesinde, helicobakter&lt;br /&gt;
pylori tedavisinde, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasında tedavi edici özellikleriyle kullanılmaktadır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Probiyotik ürünler içerisinde genellikle lactobasili ailesi tercih edilmektedir. Onun dışında bifidobakteria, mayalar, gram pozitif koklar da tercih edilmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Probiyotik kullanımı ile ilgili literatürde herhangi bir yan etki bildirimi yapılmamıştır. Gebelerde, emziren annelerde ve bebeklerde kullanımı güvenli olarak bildirilmiştir (tabi anne ve bebeğin genel sağlık durumu&lt;br /&gt;
kontrol edildikten sonra). Yetişkin bireylerde her gün 100000000 CFU/gün alınması ve düzenli olarak kullanımı barsak florasında olumlu etkiler göstermektedir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Probiyotikler bebek ve çocuklarda damla formunda, yetişkinlerde ise sıvı, tablet, saşe ve kapsül formlarında kolaylıkla kullanılabilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Peki prebiyotik nedir?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Prebiyotik; üst gastrointestinal sistemde sindirime uğramadan kalın barsağa ulaşabilen ve orada bulunan probiyotik mikroorganizmalar için besin kaynağı olarak kullanılan, çoğalmalarını ve aktivitelerini uyararak bireylerin sağlıklarını olumlu yönde etkileyen besin maddeleridir. İsmi probiyotiğe benzediği için sıklıkla karıştırılan ama aslında içerisinde herhangi bir canlı mikroorganizmayı bulundurmayan, sadece besin kaynağı olarak kullanılan maddelerdir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Örneklendirmek gerekirse;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;➢	Frukto-oligosakkaritler (FOS)&lt;br /&gt;
➢	İnulin&lt;br /&gt;
➢	Galakto-sakkaritler&lt;br /&gt;
➢	Laktuloz&lt;br /&gt;
➢	Laktilol&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kabızlık sorunlarında da probiyotik ve prebiyotikler tercih edilebilir, kullanımları bağırsak tembelliğine sebebiyet vermez. Prebiyotiklerin yetişkin, yaşlı, çocuk ve bebeklerde kullanılabilen formları mevcuttur.&lt;br /&gt;
Sağlıkla kalın!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop/wellness-onerileri/dost-mikroorganizmalar-probiyotikler-besin-kaynagi-prebiyotikler/"&gt;Dost mikroorganizmalar; Probiyotikler & besin kaynağı Prebiyotikler&lt;/a&gt; yazısı ilk önce &lt;a rel="nofollow" href="https://frenolaxivuma.shop"&gt;Bağışıklık&lt;/a&gt; üzerinde ortaya çıktı.&lt;/p&gt;</content:encoded></item></channel></rss>